rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

29 Kasım 2022

Bugün Günlük Ziyaret: 5.672 (5.656)

Toplam Ziyaret: 25.224.518 (23.166.027)

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
20 Kasım 2022
Sayı : 969,970
Bu kayıt toplam
106 kez okundu.
fb sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

AKIL VE NUR

Şu geçici dünyada bize verilen ömrü heba etmeden yaşamalı, bize verilen aklı, bilim ve teknolojiden ayrılmadan dünyayı mamur etmek, insanlığın refahı, huzuru ve mutluluğu için kullanmalıyız. Yarın ölecekmiş gibi dini ve insani vazifelerimizi yapmalı, haktan, hukuktan, adaletten, vicdandan, erdemden, güzel ahlâktan ayrılmadan, insanımızı sevgi, barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik, beraberlik duygularıyla kucaklamalıyız. İşte bize gerekli olan, bizi iyiliğe sevk eden ve kötülükten alıkoyan güzel akıl budur.

Bir de hiç ölmeyecek gibi yaşayanlarda bulunan şeytani akıl vardır ki bunlar hırslıdır, kibirlidir ve gururludur, mevki ve şöhret peşinde koşarlar, mal biriktirir, servetlerine servet katarlar, diğer insanları ezerler, emellerine ulaşmak için diğerlerine kötülük yapıp zulmederler. Bunlarda merhamet, acıma duygusu, dostluk, arkadaşlık, hatır yoktur, bunlar kendi çıkarları için çevreyi katlederler, yeşili doğayı korumazlar, ağaçları kesip ormanları yok ederler, insanları öldürmek için imal ettikleri silahları deneme adına komşularıyla savaş çıkartırlar. İşte bu şeytani akıl insanı maneviyattan, ilahi yolculuktan uzaklaştırır, nefsimizin, şeytanımızın esiri, kölesi olmamıza neden olur.

Şimdi sözü Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakalım:

Aklın yapısında ne âlemler vardır, şu akıl denizi ne de geniştir.

Bizim suretimiz, dış görünüşümüz şu tatlı akıl denizinde suyun üstünde yüzen kâseler gibi yüzer, durur. Suretimizin, şeklimizin içi aşk ve imanla dolu olmadıkça, o denizin üstündeki boş kap gibi yüzer durur. Fakat içi ilahi şuurla dolunca akıl denizine gark olur gider.

Akıl denizi gizlidir, görünmez görünen âlem, suret âlemidir. Bizim şu dış görünüşümüz, akıl denizinin bir dalgası yahut ıslaklığıdır. Şekil ve dış görünüş, akıl denizine külli aklın nur deryasına dalmak, deniz olmak ister, fakat aklı akılla, nuru nurla aramayıp da hislerine ve sebeplere başvurduğu için, akıl denizi, onu, o başvurduğu şeyden de uzağa atar çünkü o dış görünüşe ve şekle kapılmıştır. Adeta gönül kendini, kendi zatını bilmemekte, kendisine sırlar söyleyen gerçek sevgiliyi görememektedir. Ok da kendisini uzaklara atan, gerçek atıcıyı müşahade edememektedir.

Kendinde bulunandan gafil olma, kendindeki hakikati göremeyen kişi, kendi atının üstünde bulunduğu ve atını hırçınlıkla koşturduğu halde kendi atını kaybolmuş sanır. Evet, o kişi, kendi atını kaybolmuş sanır, atı ise onu rüzgâr gibi koşturmaktadır. O şaşkın feryat eder, her tarafta atını arar, sorar soruşturur, kapı kapı gezer durur.

"Atımızı çalan kimdir? Nerededir?"diye söylenir. " Efendi, sen kendi atının üstündesin, neyi arıyorsun?" diye sorulsa, " Evet, bu attır, fakat benim atım nerede?" cevabını verir. Ey atının üstünde olduğu halde, atını arayan yiğit binici, kendine gel. Aradığımız sevgilimiz, canımız, apaçık ortadadır ve bize çok yakındır. Bu yüzden onu göremiyoruz, bu yüzden o kaybolup gitmiştir. İnsan da içi su ile dolu fakat ağzı kuru bir küpe benzer.

Nur, ışık olmayan yerde kırmızı, yeşil, sarı; bu üç rengi ne vakit, nasıl görebilirsin? Fakat senin aklın, fikrin renklere takıldı kaldı; renklerde kayboldu da, bu renkler nuru görmene perde oldu. Gece gelip de, renkleri örtünce, renkler görünmez olunca, rengi görmenin ışığa, nura bağlı olduğunu anlarsın.

Dışarıda nur, ışık olmayınca, renk görmenin imkânı olmadığı gibi, gönül âleminin, iç âlemin renkleri için de bu böyledir. Bu dışarıda görülen renkler, güneşin ve Süha yıldızının ışığı ile görünür. İç âlemin renkleri ise ancak Allah'ın yücelik nurlarının aksi ile belli olur.

Aslında, senin kendi gözündeki nur da, gönlünün nurunun aksidir çünkü göz nuru, gönüllerin nurundan meydana gelir. Gönül nurunun nuru, Allah'ın nurudur. Allah'ın nuru ise, akıl nurundan, duygu nurundan paktır, tamamıyla ayrıdır.

Gece nur olmadığı için, renkleri göremedin, şu halde nurun zıttı ile şunu anladın ki, önce nur görünür, sonra renk görünür. Bunu da şüphesiz, nurun zıttı olan karanlıkla anlarsın.

Cenab-ı Hak, eziyeti, gamı; gönül hoşluğu nedir anlaşılsın diye gönül hoşluğuna zıt olarak yarattı. Gizli şeyler, hep zıtları ile meydana çıkıyor, görülüyor. Cenab-ı Hakk'ın zıttı olmadığından, o daima görünmeyecek, gizli kalacaktır.

Önce nura, ışığa bakılır, sonra renge. Beyaz tenli Rumilerle, siyah tenli zencilerde olduğu gibi, zıt, zıttı ile meydana çıkıyor. Şu halde sen nuru, nurun zıttı ile bilirsin çünkü zıt meydana çıkarak zıttı gösteriyor. Varlık âleminde, Allah nurunun zıttı yoktur ki, o zıt ile meydana çıksın, görünsün.

Bu ömür uzunluğu,, bir sürüp giden zaman, yaratılışının süratindendir. Cenab-ı Hakk'ın yeniden yeniye ve hızlı yaratması, ömrü böyle uzun ve daimi gösteriyor. Bütün bunlara akıl ermez. Ey can, bu âlemin direği gaflettir, akıllı olmak, her şeye akıl erdirmek bu dünya için afettir.

Akıllılık, o manevi cihandandır. Oradan gelen gerçek akılla akıllansak, bu dünya gözümüzde çok küçülür, alçalır. Oradan gelen akıl, güneştir, hırs ise buzdur. Akıllılık sudur, bu dünya ise kirdir, pisliktir. Bu dünyada insanlar, büsbütün kine ve hasede kapılmasınlar, ahlâklarını büsbütün bozmasınlar diye mana âleminden, arada sırada, azıcık da olsa akıl damla damla sızar, durur.

Eğer gayıb âleminden gelen o akıl sızıntısı artsa, çok fazla olsa, bu dünyada ne hüner kalırdı, ne de ayıp.( Mesnevî cilt 1, beyit 1109-2070)

Enam suresi 32. Ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor: " Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahret yurdu ise Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Zümer suresi 9. Ve 18. Ayetlerde ise şöyle buyrulmaktadır:" De ki hiç bilenle bilmeyen/ ilimden nasipli olanlarla, ilimden nasipsiz olanlar eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp, ibret alır ki onlar, sözü işitirler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlardır Allah'ın kılavuzladıkları, işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.

Akıl ve gönül sahibi olmak, maddi âlemden kurtulup mana âleminde yol almak, iç huzuru yakalamak dileğiyle, sevgiyle kalın, dostça kalın ve hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Hadi İyiyim De...

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Adab-ı Muaşeret

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: