rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

17 Ağustos 2022

Bugün Günlük Ziyaret: 3.645 (3.567)

Toplam Ziyaret: 24.439.902 (22.412.939)

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
31 Temmuz 2022
Sayı : 953,954
Bu kayıt toplam
176 kez okundu.
fb sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

FELSEFECİ AKLINA GÜVENİR

Hiçbir şeyi merak etmeyen ve ruhunda sorgulama yapmayan ve düşünmeyen kişiden filozof olmaz derler. Sorunu olan insan sorar, çare arar, çözüm için mücadele eder ve acı çeker. Filozof yani felsefeci, subjektiftir; olayları kendi bakış açısıyla değerlendirir, eleştirici ve esnektir, devamlı akıl yürütürler, her sorunu akıl süzgecinden geçirirler, açıklamalarında bitmişlik yani son ve kesinlik yoktur, konuları bir bütün olarak inceler ve evrensel düşünür.

Felsefe, insanın kendisi üzerine, yaşam üzerine, toplum ve evren üzerine düşünmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Esas amacı soruyu yöneltmek ve sorgulamaktır. Yunanca, Philo ve Sophia kelimelerinin bir birleşimi olarak "Bilgelik sevgisi" şeklinde tanımlanmaktadır. İlk Çağ Yunan filozofu Sokrates'e göre felsefe, neleri bilmediğini bilmek iken, Platon'a göreyse gerçekliğin hakiki doğasını kavramak, tek tek her şeyin ne için olduğunu bilmek yani amaçların bilgisine sahip olmak anlamına gelir.

Hz. Mevlâna'nın felsefeyi eleştirdiği noktalardan biri, felsefenin "şüpheci" karakteridir. O, felsefenin bu özelliğini gizli inkâr olarak görür, iman açısından sakıncalı bulur ve müminleri felsefeden sakınmaya çağırır:" Kimin gönlünde zan, şüphe ve vesvese varsa felsefeye inanmıştır, gizli münkirdir. Bazen dine inanır, ama bazen de o filozofluk damarı yüzünü kapkara eder. Sakının müminler, o felsefeye inanış sizde de vardır. Sizde nice sonsuz âlemler var."

Hz. Mevlâna, sadece hayali hedefler önermesinden dolayı da felsefeyi tenkit eder. O'na göre bilgi gaye değil, insanın kemale ermesi, manevi gelişimini tamamlaması için bir basamaktır.

Şimdi sözü, "Felsefeci gönül ehli olmadığı için aklına güvenir de inkâr yollarına sapar" diyen Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakalım.

Felsefeci aklınca düşüncelere dalar, fikirler yürütür, zanlara kapılır da, cansız sandığı varlıkların dile gelmelerine, konuşmalarına inanmaz. Ona de ki:" Sen git de başını duvara vur."Suyun sözünü, toprağın sözünü, balçığın sözünü ancak gönül ehli duyar, anlar; sen anlayamazsın. Hannane Direği'nin iniltisini inkâr eden felsefeci, velilerin duygularına yabancıdır.

O der ki: " Velilere karşı gönüllerde uyanan sevda, aşırı sevgi, insanlarda birçok hayaller yaratır, onların düşüncelerini etkiler de, onları olmayacak şeylere inandırır." Halbuki bu düşünce, felsefecinin fesat ve küfrünün aksidir. Bu inkâr hayali, ona fikrinin çarpıklığından, inanışının bozukluğundan gelmiştir.

Felsefeci, şeytanı da inkâr eder ama inkâr ettiği anda, bir şeytanın, yani nefsinin maskarası olduğunun, sapıttığının farkına varamaz. Ey filozof, şeytanı görmediysen kendine bak, yüzünden şeytanlık akıyor, alnında da sefahatin, çılgınlığın izleri var. Gönlünde şüphe olan, kıvranıp duran kişi de dünyada gizli bir felsefecidir.

Filozof meşrep olan, fakat Allah'a, dine inanan bazı kişilerin zaman zaman felsefe damarları kabarınca, inkâra dönerler, yüzleri kararır. Ey müminler, uyanık olun, sakının; o damar, o felsefeye inanış fikri, sizde de var. Sizde daha bilmediğiniz, akıl erdiremediğiniz nice sonsuz âlemler var.

Ey Hakk âşığı, sakın kendine güvenme, yetmiş iki milletin, yetmiş iki çeşit inancı, senin gönlünün derinliklerinde gizlenmiş, fırsat kollamaktadır. Din yüzünden güçsüz düştüğün bir gün, İslâm'a aykırı olan bu inançlardan biri, seni doğru yoldan çıkartırsa, eyvahlar olsun haline.

Gönlünde İslâm'a aykırı ufak bir inanç bulunan kişinin kalbi, kıyamet günün korkusundan yaprak gibi titrer. Ey gafil insan, sen kendini iyi bir insan gördüğün için, İblis ve şeytanlara atıp tutuyorsun. Fakat can postunu ters giyince, onun iç yüzü meydana çıkar. O zaman din ehlinden nice ahlar, eyvahlar duyulur. Ayarları belli olmayan altın yaldızlı şeyler, dükkân camekânında parlarlar, güler dururlar, çünkü mihenk taşı gizlidir.

Ey ayıpları, suçları örten Allah, perdemizi kaldırma, imtihan zamanında, her şeyin açığa vurulacağı kıyamet gününde, bize sen yardımcı ol, sen bizi koru.

Ey gafil insan, yaptığın ibadetlerle, iyiliklerle kendini kurtulmuş bilme, Hakk'ın rahmetinden kovulmuş olan melun iblis, yüz binlerce yıl Allah'ın yakınlarındandı, meleklerin Emiriydi. Bilgisi ve ibadetiyle gurura kapıldı, nazlandı. Âdem Aleyhisselam ile uğraştı. Onu küçük gördü de pislik gibi rezil oldu gitti.(Mesnevî cilt 1. Beyit3278-95)

Aslında bu maddi dünya hayatının sorunları karşısında çareler aramamız için aklımızı kullanmamız, düşünmemiz gerekir. Zaten yüce Allah(cc) pek çok ayetinde "Hala aklınızı kullanmaz mısınız? Düşünmez misiniz?" diye bizi uyarıyor.

Hz. Mevlâna, akla dayanan felsefecilerin aksine, tek başına akılla İlahi Hakikate ulaşılamayacağını, kemale erip olgunlaşmak için beraberinde gönlün, aşkın ve tevazuunun, devreye girmesi gerektiğini söylüyor. Tasavvufta yaratıcıya duyulan muhabbete, özleme ilahi aşk denir ve bu aşk akılla değil, gönülle beslenir. Akıl, insanı gurur, kibir ve kendini beğenmişliğe kadar götürür, şeytanlaştırır, ego tavan yapar, benlik hakim olur ve akabinde inkâr gelir. Manevi gelişim içinse gerekli olan hem akıl hem de gönüldür.

Aklımızı kullanıp gönül sesimize kulak vermek dileğiyle, sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

40 Yıl Hatır'ın Hikayesi..

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Bir An İçin Durup Düşünmek Zamanı...

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

İnsani Diplomasi, Yapmak ve Yıkma

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Hırslar Coşunca Akıl Susar

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: