rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 800 (784)

Toplam Ziyaret: 20.789.957 (18.895.739)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
14 Haziran 2021
Sayı : 897,898
Bu kayıt toplam
215 kez okundu.
fb sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

TÖVBE VE PİŞMANLIK

Tövbe, kısaca işlediği bir günahtan veya suçtan dolayı pişmanlık duyma halidir. Çocukken hepimizin başına gelmiştir; anne babamızın kabullenmediği bir davranışta bulunduğumuzda ya da başka bir suç işlediğimizde bizi cezayla korkuturlar ve bir daha yapmazsak affedebileceklerini söylerlerdi. Biz de "Bir daha yapmam" babında "Artık tövbe yapmam" , der arkasından da "Vallahi" diyerek, Allah'ın(cc) adıyla yapmayacağımıza dair yemin ederdik.

Tövbe, dini manada bir daha işlememek üzere bir günahtan dönmeye karar vermektir ve Yüce Allah'tan af dilemektir. İnsani açıdansa hırslar, yapılan kötülükler, kızgınlıklar, kırgınlıklar, kıskançlıklar, haksızlıklar ve öfkeyle geçen bir ömürden pişmanlık duyup, gaflet uykusundan uyanarak, bir daha yapmayacağına dair kendi kendine söz vermektir. Aslında bu hesaplaşmayı her akşam yastığa başımızı koyduğumuzda yapar ve eksilerimizi görebilirsek, ders alırsak, ertesi gün hayatımıza ona göre olumlu yönden tekrar başlayabiliriz.

Geçenlerde Kayahan'ın söylediği bir şarkıya kulak misafiri oldum, şöyle söylüyordu: " Asırlardır yalnızım, pişmanım alınyazım, bir öfkeye mahkûm ettik her şeyi, bir yemin ettim ki dönemem". Bu sözler benim bu yazıyı yazmama vesile oldu. Öfkeyle kalkan zararla oturur derler ya, sinirlenince istenmeden söylenenler, ağızdan ansızın çıkan hakaret dolu sözler, boyunu aşan ifadeler, sevdiklerimizle, dostlarımızla aramızın açılmasına neden olur.

Vicdanımız varsa pişman olur, özür dilemek zorunda kalırız. Affediliriz ya da affedilmeyiz bilinmez ama ne kadar özür dilesek de yaydan fırlatılan ok gibi kötü söz ağzımızdan çıkmıştır bir kere, geri dönmez, gider sevdiğimizi, eşimizi, dostumuzu kalbinden vurur, gönlünü kırar ve onda tamiri zor, derin bir yara açar. Pişman oluruz ancak işi işten geçmiştir, "Dilimi eşek arısı soksaydı da o kötü sözleri söylemeseydim" diye içimizden geçiririz.

Pişmanlığı kendimize adet edinmememiz gerekir çünkü o zaman tövbenin anlamı kalmaz. Yaptığımız bir kötülükten, yanlıştan pişman olup tövbe ettikten sonra artık onu hep hatırlamalı ve bir daha yapmamalıyız. Yani pişmanlığımızı eyleme dökmeliyiz aksi takdirde ömrümüzün yarısı suçlarımızla, kabahatlerimizle yüzleşmeyle geçer, diğer yarısı da, keşke yapmasaydım' la, pişmanlıklarla geçer. Öyleyse yapmamız gereken hem kendimizi, hem de çevremizi o kötülüklerden sakındırmalı ve korumalı, iyiliğe özendirmeli, pişman olunacak davranışlardan kaçınmak olmalıdır..

Kendi ayıbımızı, çirkinliğimizi görüp idrak etmiyor, pişmanlık duymuyorsak içimizde nefsin kötülüğü, şeytan hâkimdir; ondan hemen kurtulmalıyız. Kendimizi bu yolda eğitmeli, gerekirse uzmanlardan yardım almalıyız. Başkasının ayıbını görmek, eleştirmek çok kolay, mühim olan kendi ayıbını, kusurunu görüp onları düzeltmeye çabalamaktır. Aslında kendi kusurlarımızı görüp düzeltmeyle zaman geçirsek başkasının ayıbını görmeye vakit kalmaz, çünkü o kadar çok kendi ayıbımız var ki düzeltmeye kalksak başka işlerle uğraşamayız. Ama kimse kendinde suç, kabahat, eksiklik var mı diye aklının ucundan bile geçirmiyor.

Çoğu kimseyse kendini günahsız bir melek zannettiği için yaptığı davranışları, kötülükleri, haksızlıkları normal zannediyor, kendini haklı görüyor ve onun için de hiç pişmanlık duymuyor, "O bunu hak ediyordu" diye bir de savunma yapıyor. Böyle olunca da bir ömrünü heba ediyor, kendini tam gördüğü için düzeltmeyi hiç düşünmüyor, böyle geldim bu dünyaya, böyle de giderim diyor herhalde.

Bakalım Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi bu konu da ne diyor:

Ömür defterini kararttınsa, önce yaptıklarına tövbe et. Ömrün geçti, yıprandı ise, soldu ise, şu anda kökü ihmal etme; kök susuz kaldı ise, onu hemen tövbe suyuyla sula. Ömrünün ağacının köküne âb-ı hayat dök de yeşersin. Geçmişte yaptığın bütün kötülükler, bu tövbe ile iyileşir, güzelleşir; geçen seneki zehir, bu yüzden şeker kesilir. Cenab-ı Hakk, günahlarını ve bütün geçmiş zamanlarda işlediğin kötülükleri iyiliğe çevirir, yaptıkların ibadet olur. (Mesnevî Cilt 5. Beyit 2221-25, Şefik Can Dede)

Yüce Allah(c c) Kuran'ı Kerim'de, günahlarımızdan arınmak için, af dilememiz ve tövbe etmemiz konusunda bizleri pek çok yerde uyarıyor ve şöyle buyuruyor : " Ey inananlar, Allah'a yürekten tövbe edin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi, çirkinliklerinizi, günahlarınızı örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir.( Tahrim suresi 8. Ayet )

Pişmanlıkların, keşkelerimizin , kötülüklerin az olduğu, iyikilerin, iyiliklerin, hayrın, doğruluğun, dürüstlüğün ve güzelliğin daim olduğu, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür geçirmek dileğiyle, sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Tarih Şaşmaz – 2

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Kadınlar

Mehtap Gencer

Mehtap Gencer

Teksoy'la geçmişten bugüne

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Devletin Hastanelerinde Neler Oluyor?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Aşık Yunus

Şevket Demir

Şevket Demir

Sağlıklı ve Mutlu Bir Hayat İçin...

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: