rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 1.587 (1.580)

Toplam Ziyaret: 21.619.725 (19.705.265)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
13 Eylül 2021
Sayı : 909,910,911
Bu kayıt toplam
250 kez okundu.
fb sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

CAN ÇOCUĞU

Başımıza gelen kötü işlerden dolayı hep başkalarını suçlamayı adet haline getirmişizdir. Suçlayacak kimseyi bulamasak da yedekte şeytan hazır beklemededir; "Şeytana uydum" denir. Çirkinlik, kötülük bizden değildir, hep başkasındandır, biz sadece başkasının isteklerine boyun eğdiğimizi, onu kıramadığımız için bu işlerin başımıza geldiğini düşünür ve kendimizi avuturuz.

İçimizdeki doymak bilmeyen dünya istek ve hevesi, hırslar, hep daha fazlasını elde etme arzusu, onun var benim de olmalı duygusu, benim neyim eksik gibi hissetmelerimiz, bizi istemeden doğru yoldan yanlış yollara saptırır. İşte içimizdeki bu kötü nefis bizi şaşırtır, suç işlememize neden olur. Bize emanet edilen Kamu malına göz diker, zimmetimize geçirir büyük günaha batarız, sonra da suçumuzu hafifletmek için "Bal tutan parmağını yalar" der kılıf hazırlarız. Çalıştığımız işyerini soyar, kıza zamanda zengin olmayı hedefleriz yani hakkımız olmayanı alır, hırsızlık yaparız. Eşimizi başka kadınlarla aldatır zina suçunu işler, kendimizi savunmak için de "Bana evde kötü davranıyordu" diye mazeret uydururuz. İşyerinde cinsel taciz yaparız, " Açık saçık giyiniyordu" diye karşı tarafı suçlarız.

Yani suçlu olan, bize kılıf hazırlayan hep, "içimizdeki öteki" kötü yanımız, şeytanımız olduğunu söyleriz, halbuki içimizde bir de melek tarafımız var ki bizi iyiliğe sevk eder, kötülükten alıkoyar. İşte iyi bir insan olmak için, içimizdeki bu melek yönümüzü geliştirmemiz gerekir çünkü ona uyarsak gururlu kibirli olmaz, insanlara tepeden hor görerek bakmaz, tevazu sahibi oluruz. İnsanlara kin, nefret duymayız, kimseyi ötekileştirmeden herkesi sevgiyle kucaklarız, veren elin alan elden üstün olduğunun idrakiyle cimri olmaz, cömert oluruz. Acıların paylaştıkça azaldığını bilir onun için de başkalarının dertlerine ortak olup dertlerine derman olmaya çalışırız. Kimseyi incitmemeye, gönül kırmamaya çalışırız, kalbimiz yumuşar, merhametli oluruz, sadece insana değil, çevreye, hayvana, bitkiye bile zarar vermemek için elimizden geleni yaparız. Yani hayvani tabiatımızı terk edip insan olma özelliğimizin gereği için çabalarız.

Şimdi sözü, " Sen önce can çocuğunu Şeytan sütünden kes de sonra onu meleklere arkadaş et" demiş olan Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakalım:

Allah, eşsiz ve örnek yaratıcıdır. O'nun hocası, üstadı yoktur. Herkes O'na muhtaçtır, O'na dayanır; O kimseye muhtaç değildir, kimseye dayanmaz. O'ndan başka herkesin hem sanatta, hem sözde bir üstada ihtiyaçları vardır. Bir örnek görmek isterler.

Eğer bu söylediklerimin yabancısı değilsen, bu manevi duyguların daha iyi anlaşılmasını istiyorsan uğraşman, fazla ibadet etmen gerekir. Bu sebeple bir hırkaya bürünüp, bir viraneye çekil ve gözyaşı dök.

Çünkü Hz. Âdem, Allah'ın azarından gözyaşı ile kurtuldu. Tövbe edenin gözyaşları, onun nefesi, sözü, yalvarışlarıdır. Âdem(a.s) yeryüzüne ağlamak, feryat etmek, inlemek, mahzun olmak için geldi.

O cennetten, yedi kat göklerin üstünden indi de özür dilemek için geldi, kapının arkasındaki pabuçlukta niyaza durdu. Eğer sen de Âdemoğlu isen, onun soyundan geldinse, onun gibi özür dile, onun yolunda ol. Gönül ateşini, gözyaşlarını kendine manevi gıda yap çünkü bostanları güneşle, yağmur şenlendirir.

Ey gafil, gözyaşı dökmenin zevkini ne bilirsin? Çünkü sen, görmemişler gibi ekmek aşıkısın. Sen, şu ten dağarcığını ekmekten boşaltırsan, onu değerli incilerle doldurmuş olursun. Önce can çocuğunu, şeytan sütünden kes de sonra onu meleklere arkadaş et.

Sen karanlık duygular içinde bulundukça, hayattan usanmış, bıkmış, melûl ve bulanık halde oldukça bil ki lanetlenmiş şeytanın kardeşisin. İnsanın nurunu, kemalini arttıran lokma, helal kazanç ile elde edilen bir lokmadır.

Haram lokma ise, kandilimize konunca, kandili söndüren yağa benzer. Sen ona yağ değil su adını koy, çünkü ışığımızı söndürüyor. Bilgi de hikmet de helal lokmadan doğar, aşk da, merhamet de helal lokmadan meydana gelir.

Bir lokmadan haset, hile doğarsa, bilgisizlik, gaflet meydana gelirse sen o lokmanın haram olduğunu bil. Hiç buğdayını ektin de arpa çıktığını gördün mü? Hiç atın eşek yavrusu doğurduğu görülmüş müdür? Lokma tohumdur, düşünceler onun mahsulüdür. Lokma denizdir, incileri fikirlerdir. Ağza alınan helal lokmadan, Allah'a hizmet ve öteki âleme gitme arzusu doğar. (Mesnevî cilt 1, beyit 1630-48. Şefik Can Dede)

Bugün Müslüman ülkelerin durumuna bakınca insan üzülmeden edemiyor; kitabımız Kuran'ı Kerim'de yetmiş seksen yerde, "Hala mı aklınızı kullanmıyorsunuz? Neden akıl etmiyorsunuz? Neden düşünmüyorsunuz? Dediği halde aklı, bilimi, düşünmeyi terk edip dünyada geri kalmış ülkeler arasında kalmışlardır. Yüce Allah her Müslüman'ın namazlarında pek çok defa okuduğu ama anladığımız kadarıyla bir türlü hayatına geçirmediği Fatiha suresi, beş, altı ve yedinci ayetlerde "Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola, nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğramışların yoluna da delalete sapmışların yoluna da değil." Diye dua etmemizi, kendisinden başkasından yardım beklemememizi buyurmuştur.

Yani sahte şeyhlere, din adamlarına inanmamamızı, onlardan medet ummamamızı istemiştir. İslâmiyet'te ruhban sınıfı yoktur, aracı yoktur, kulu ile Allah arasında kimse yoktur, kimsenin eteğine yapışmamıza gerek yoktur, ne diliyorsak O'ndan dilememiz, dua etmemiz yeter. Allah doğru yoldan ayırmasın, içimizdeki Şeytan'a uydurmasın, içimizdeki sevgi meleğini gönlümüzde hissettirip güzel ahlâkla amel ettirsin.

Geçen hafta okulların tekrar açılması vesilesiyle yeni eğitim ve öğretim yılının tüm öğrencilerimize, velilerimize ve öğretmenlerimize hayırlı olmasını dilerim.

Sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Hatıraların Lanetlenmesi

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Hangimiz Yapıyoruz?

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Bu Defa Çaresi Yok

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Gramerci ile Gemici

Şevket Demir

Şevket Demir

Adalet

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: