rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 2.246 (2.135)

Toplam Ziyaret: 20.017.820 (18.168.445)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
01 Mart 2021
Sayı : 884
Bu kayıt toplam
141 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
Melike Zafer Gürgen
Melike Zafer Gürgen

SEVGİYE DAİR, SEVGİYLE İYİYE VE GÜZELE..

Hangimiz yaptığımız işe gerçekten imzamızı atıyoruz? Kaçımız yaptığımız işe sevgimizi, ilgimizi, hassasiyetimizi, neşemizi ekliyoruz? Hele ki dünyanın içinden geçtiği bu kaos ortamında… Oysaki en çok ihtiyacımız olduğu süreçteyiz ;sevgiyi paylaşmaya, hizmeti zarafetle sunmaya, küçük mutlulukları paylaşarak çoğaltmaya …

Elimizdekilerle yetinmeyi bilerek, fakat bir o kadar da azimle ve sevgiyle hizmet etmeye devam ederek; iyiye ve güzele vesile olmaya niyetlenmek değil midir asıl olan ?

Yaşamın bizi sarıp sarmalayan muhteşem enerjisini hissetmek için büyük şeylere sahip olmak gerekmez. Bazen ufak diye nitelendirdiğimiz şeyler; büyük farklar ,toplumsal mutluluklar ,hayalin ötesinde başarılar getirebilir. Ve o ufak diye nitelenen şeylerin ne denli büyük olduğunu görüp ,büyük-küçük nitelemesinin maddi değerlerle değil, yaşamımıza kattığı manevi değerle ölçülendirebileceğinin farkına varırız. Mutluluğa ,gülümsemeye, iyiye, iyiliğe, sevmeye vesile olan her şey büyüktür mesela …..

Johny'nin hikayesini hatırlarsınız belki . Hani yaptığı işe sevgisini ekleyip birçok kişinin mutlu olmasına vesile oluyordu. ..Hatırlayalım mı ?

'Barbara süpermarket çalışanlarına hitap ettikten yaklaşık üç ay sonra bir akşam üstü telefonu çaldı. Arayan kişi adının Johny olduğunu ve marketlerden birinde kasada müşterilerin torbalarını doldurmalarına yardım ettiğini söyledi. Ayrıca Down sendromu olduğunu belirtti ve "Barbara, anlattıkların hoşuma gitti!" dedi. Johny, konuşma yaptığı günün gecesi eve gittiğinde babasından kendisine bilgisayar kullanmayı öğretmesini istemişti. Bilgisayarda, babasıyla birlikte üç sütunlu bir tablo yaptılar. Şimdi her akşam eve gittiğinde bir "günün sözü" buluyor. Bulamadığı zaman da bir tane "uyduruyor!" Sonra bu sözü bilgisayarda yazıyor, bir kaç tane çıktı alıyor, onları kesiyor ve her birinin arkasına ismini yazıyor. Ertesi gün müşterilerin torbalarını "zevkle" doldururken, her birinin torbasına günün sözünden bir tane koyuyor ve böylece yaptığı işe içten, eğlenceli ve yaratıcı bir biçimde imzasını atıyordu.

Bu konuşmadan bir ay sonra marketin müdürü Barbara'yı aradı:

-"Barbara bugün olanlara inanamayacaksın" dedi. Sabah markete gittiğimde Johny'nin kasasının önündeki kuyruk diğerlerinin üç katıydı! Bağıra çağıra etrafa emirler yağdırmaya başladım: 'Daha fazla kasa açın. İnsanları buradan daha çabuk çıkarın!' Ama müşteriler 'Hayır. Biz Johny'nin kasasında beklemek istiyoruz. Günün sözlerinden almak istiyoruz!' dediler. Müdürün söylediğine göre bir kadın müşteri onun yanına kadar gelmiş ve "Eskiden markete haftada bir gelirdim, ama şimdi buradan her geçişimde uğruyorum, çünkü günün sözlerinden almak istiyorum" demişti. Son olarak müdür Barbara'ya "Marketteki en önemli kişi kim biliyor musun?" Diye sordu.

Elbette Johny'di. Aradan üç ay geçti ve marketin müdürü Barbara'yı yeniden aradı. "Sen ve Johny marketimizde büyük bir değişim yarattınız" dedi. "Şimdi çiçek bölümündeki bütün sapı kırık çiçekleri ve kullanılmayan yaka çiçeği buketlerini yaşı geçkin kadınların ya da küçük kızların yakalarına iliştiriyorlar.

Et paketleme bölümündeki bir elemanımız Snoppy seviyormuş ve 50.000 tane Snoppy çıkartması getirmiş. Her et paketinin üzerine bir çıkartma yapıştırıyor. Hem biz, hem de müşterilerimiz çok eğleniyoruz . …

"Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo'nun resim yaptığı, Bethooven'in beste yaptığı veya Shakspeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes ,durup "Burada işini çok iyi yapan büyük bir çöpçü yaşıyormuş " desin. '

….

İyiye ve güzele vesile olmanın temeli sevgi olsa gerek.

Yaşamın her alanında ve her anında sevgiye dair ,sevgiyle yapılan her iş ,hem toplumsal hem de bireysel mutluluğun kaynağı.

Halil Cibran'ın sözü düştü yüreğime ; der ki :

'İş olmadıkça tüm bilgiler boşunadır ve aşk olmadıkça tüm işler boştur. İş görünür kılınmış aşktır. Eğer aşkla çalışamıyor ve çalışırken sadece hoşnutsuzluk duyuyorsanız, işinizi bırakıp tapınak kapısında oturmak ve sevinçle çalışanların sadakalarını almak yeğdir.Çünkü gönülsüz pişirilen ekmek acı olur ve ancak yarısını giderir insanın açlığının.'

Sevgiyle …



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Demircinin Köpeği

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

İnsan Olabilmek Bilge Olabilmek

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

104 Emekli Amiral Bildiriyi (Muhtırayı) Niye mi Verdi?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Toprak

Şevket Demir

Şevket Demir

Affet Babacığım

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: