rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 4.718 (4.006)

Toplam Ziyaret: 18.849.466 (17.114.760)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
03 Şubat 2020
Sayı : 844,845
Bu kayıt toplam
1.299 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

GÖNÜL YALAN SÖYLEMEZ

İnsan pohpohlanmaktan, övgüler düzülmekten, güzel sözler duymaktan çabuk etkilenir, hemen şımarır, bir gurur ve kibre kapılır, kendini bir şey sanır.Güzelsin, iyi huylusun, cömertsin, yeteneklisin, merhametlisin, yardımseversin, sevgi dolusun dendikçe göğsü kabarır, bir balon gibi şişer ve bunları kendinden bilir.

Halbuki inançlı, imanlı bir kişi bu iyiliği, güzelliği kendisine verenin yüce Allah(c c) olduğunun bilinci ve idrakiyle "Ben" demeden, O'na hamd ve şükreder ve ihsanlarda bulunur.Bu güzelliği, iyiliği içimize koyan, gönlümüze düşüren O'dur diyerek benlik davası gütmez, ben yaptım oldu demez, bunları kendinden bilmez. Bu özelliklerinden dolayı içini kaplayan güven duygusu, mutluluk ve huzur için Allah'a her daim şükreder. Al-i İmran suresi 40. Ayette " Allah ne dilerse o olur " buyrulmaktadır. Öyleyse hiçliğimizi idrak edip benliğe kapılmayalım, başarımızı kendimizden değil Allah'tan bilerek böbürlenmeden insanları kucaklayalım.

Bazen düşüncelerimize, gönlümüze kötülük hâkim olabilir ve bize hata yaptırır, doğru yoldan saptırır, günahkâr bir kul olmamıza sebep olur. Biz "Şeytana, nefsimize uyduk " deriz, hemen gönlümüze danışırız, gönlümüzden bir ses " isteyerek sen kendin yaptın, niye suçu başka yerde arıyorsun?" der.Duyduğumuz vicdanımızın sesidir.

Mademki Allah ne dilerse o oluyor, o zaman başımıza gelen belalara isyan etmeden bizi bu durumdan kurtarması için Allah'a yalvarmalı, fakirlere ve yoksullara sadak vermeli, iyiliğe yönelmeli ve cüzzi irademizle işlediğimiz günahlarımızın affı için yalvarmalı ve tövbe etmeliyiz.Verdiğimiz sadakaların belaları defettiğini unutmamalıyız.

"Allah şaşırtmasın" derler ya, bu belalar bizim elimizde olmadan da başımıza gelebilir.Eskiler" Düşmez kalkmaz bir Allah,insanız beşeriz şaşarız" derler. Bizim sabrımızı, dayanma gücümüzü sadakatimizi ölçmek, bizi denemek için yüce Allah da kötülüğü gönlümüze koyabilir.Elimizde olmadan gönlümüz kayabilir, doğru yoldan sapabiliriz. Çünkü Enfâl suresi 30. Ayette yüce Allah şöyle buyuruyor: " Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır." Yine de kuluna acıyor fazla canımızı acıtmıyor.

Büyük mutasavvuf, yazar Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, " Deme niçin bu böyle, yerindedir o öyle, bak sonuna sabreyle, görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler" demiştir. Bizekurduğu tuzakların hayrımıza neticelenmesi için dua edelim, yalvaralım.Her şerde bir hayır vardır derler ya belki de başımıza gelenler bizim iyiliğimize olacaktır diye düşünelim ve derdi, gamı veren O, alan O diyerek razı olmaya bakalım.Çünkü olanla ölene çar yoktur, iş bitmiştir, netice değişmez.

Şimdi Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye kulak verelim:

İyi bir kimsenin gönlüne herhangi bir şey yüzünden bir kötümserlik gelirse, bu boş yere gelmez. O sezişi, o anlayışı Hakk'ın anlayışı bil, vehim bilme. Müminin gönlündeki nur, o anlayışı levhinden, Levh-i Mahfuz'dan okumuştur.

Güzel huylu Yakup Peygamber de, kardeşleri Yusuf için izin almak istedikleri zaman; Kardeşleri az bir zaman için müsaade alıp onu kırlara götürmek istedikleri vakit babalarına: " Baba, bir zarar gelir diye düşünme, bir iki gün ona izin ver de onunla beraber çayırda oynayalım.Bu davette biz, emin kişileriz, onu eğlendirmek, ona iyilik etmek istiyoruz. Bize neden güvenmiyorsun, neden Yusuf'unu bizimle gezmeye göndermiyorsun?"

Dedikleri zaman, Yakup, " Şunu biliyorum ki; onun benim yanımdan ayrılması gönlümü yakıyor, içime bir dert, bir mahzunluk getiriyor. Şu gönlüm beni hiç aldatmaz, hiç yalan söylemez.

Yakup'un gönlüne gelen şey, bu işteki fesadın, kötülüğün kati bir delili idi fakat kaza ve kaderden korunması mümkün değildi. İçinde belirli şüpheler düştüğü halde, yine de Yusuf'u gönderdi çünkü kaza ve kader ne ise o olacaktı. Körün kuyuya düşmesine şaşılmaz asıl şaşılacak şey, yol gören kişinin düşmesidir. Şu kazanın ve kaderin çeşit çeşit, renk renk işleri, göz bağları var:" Allah ne dilerse o olur."

Gönül kaderin hünerini hem bilir, hem bilmez, mührünü basmak, hükmünü yürütmek için demiri bile mum gibi yumuşatır. Gönül der ki" Mademki Allah'ın takdiri böyle, O böyle olmasını istiyor, varsın olsun."

Kendisini bundan gafil tutmakta idi, bundan haberi yoktu. Can da takdirin ipiyle bağlanmış kalmıştı. O yüce kişi, yani Hz. Yakup bu işte mat olursa, bu mağlup oluş değildir, Allah'ın takdirine uğramaktır.Bir bela onu yüz beladan kurtarır, bir kere iniş, onu pek yükseklere çıkarır.

Halkın idraki, Hakk'ın görünmez mana denizinin kabarmasından, alçalmasından ne anlar.Onların anlayışları, ilahi hakikatlerin tecellisinden habersizdir. Bilmezler ki bu mamureler, bu şehirler, bu binalar, bu saraylar O'nun çölünden belirdi; padişahlık, sultanlık, vezirlik hep O'ndan geldi. O yokluk çölünden, şu görünen âleme özlemler duyulur, o âlemden bu âleme büyük büyük, çeşit çeşit varlıklar gelip durmada.

O çölden her akşam, her sabah kervan üstüne kervan geliyor. O âlemden gelenler" Biz geldik " diyorlar."Sıra bizim, yaşama nöbeti bizim, artık siz gidin" diyerek yerimizi yurdumuzu alıyorlar.Çocuk akıllanıp akıl gözünü açınca baba, acele pılısını pırtısını topluyor, arabaya yüklüyor.

O âlemden bu âleme bir ana cadde var, oradan buraya gidiyorlar. İyice bak, dikkat et de gör: Biz otururken gidiyoruz, haberimiz yok.Biz yeni bir yere gidiyoruz fakat kendimizi görmüyoruz. Aklını başına al da, sermayeni bugün için değil, ileride bir şey yapmak için biriktir, hazırlan. Ey yolculuğu seven kişi, yolcu ona derler ki, yolu düşünür, varacağı yeri hesaplar, aklı hep ilerdedir.

Gönül perdesinin arkasından da yorulmadan, usanmadan zaman zaman hayal sürüleri gelip durmadadır. Bu hayaller, bu düşünceler hep bir kaynaktan, bir yerden gelmeselerdi, nasıl olurdu da hepsi gönle yol bulup erişirdi?

Sen düşünceleri gökyüzünün yıldızları gibi bil; onlar, başka göğün etrafında döner dururlar. Kutlu yıldızı görünce, yani huzur içinde isen Allah'a şükret, ihsanda bulun; kutsuz yıldızı görünce, yani başına bir felaket, bir bela geldiyse sadaka ver, tövbe et.(Mesnevî cilt 6. Beyit, 2743-85. Şefik Can Dede)

Karşımızdakinin gönlünde olanları biz bilemeyiz ancak Allah bilir; Gerçek düşüncesi nedir, doğruyu söylüyor mu, yalan mı söylüyor, iyi niyetli mi yoksa kötü niyetli mi.Biz hiç şüphesiz art niyet düşünmeden söylediklerine katıksız inanıyoruz. Yaşadığı vicdan azabı için için yakıyor yüreğini, gönlündeki ayıbı saklamasına mani oluyor ve bir gün kusuyor içindeki doğruyu.Ağlıyor, sızlıyor, tövbe ediyor ve kendi kendine doğru yoldan ayrılmamaya, adaletten şaşmamaya, merhametli olmaya yani insan olmaya söz veriyor. İyilerden olmak dileğiyle sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Para İçin...

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Ayasofya'da Namaz Yetmez Özgürlük Anıtını da Geri İstiyorum

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Bir Hikaye ve Kıssadan Hisse

Mehtap Gencer

Mehtap Gencer

Mutlu Ol Kalbim

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Haçlı Seferleri...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Kim Yönetiyor?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Nefis ile Şeytan

Şevket Demir

Şevket Demir

İstanbul Sözleşmesi İptal Edilmelidir

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: