rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 3.566 (3.423)

Toplam Ziyaret: 15.083.719 (13.990.134)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
18 Mart 2019
Sayı : 798,799
Bu kayıt toplam
271 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

TİLKİLERİ AYAKLARI KURTARIR

Tilki'nin lâkabı " kurnaz" tilkidir. Özellikle kurnazlıklarını avlanmada kullanırlar. Tilki gibi aklı kurnazlığa çalışan sinsi ve zeki olan art niyetli bazı insanlar da toplumu etki altına almak için hiç çekinmeden " dini" siyasete ya da şahsi menfaatlerine alet ederler ve böylece onlara istediklerini yaptırmada başarılı olurlar.

Her devirde insanları "Allah" ile "din" ile aldatanlar olmuştur ve halen de olmaktadır. Yüce Allah bizden aklımızı kullanmamızı, böyle insanlara itibar etmememizi kitabında buyurmaktadır. O, bize Peygamberler göndermiş ve 'onlara uyun, bana kulluk edin, aklınızı kullanın, iyi insan olun, cahillerden, kötülerden uzak durun, düşünün ve tefekkür edin' demiştir.

Yetmemiş Hz. Mevlâna, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayramı Veli, Yunus Emre, Ahmet Yesevi, Abdul Kadir Geylani vb. gibi büyük veliler göndermiş ama biz onların da uyarılarına kulak asmamışız, gerçek İslam'dan uzaklaşmış ve de sahte Müslümanların peşinden gitmişiz. Bugün geldiğimiz bu durumdan bazı ilahiyatçılar bile şikâyet etmektedir.

Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi Mesnevî'de sadece sahte şeyhlere değil, bu sahte din tüccarlarına da dikkat etmemiz konusunda bizleri defalarca uyarmıştır: "Kendisi tam manasıyla Allah'ın ve Resul'ün yolunda olmadığı halde herkese; namazdan, oruçtan, ayetten, hadisten bahseden, manevi olarak halkı tedavi ettiğini söyleyen, manen hasta sahte şeyhlere ve insanlara uymayınız."

Bugün bilgiçlik taslayarak, kendisinin faziletli ve üstün bir varlık olduğunu vurgulayan, halkın kendisine saygı göstermesini, hatta tapınırcasına sevmesini isteyen sahte mürşitlere, insan sömürücülerine, bakara, makara diyerek dinle alay eden bedbahtlara kanmamamız gerektiğini defalarca söylemiştir.

Son yıllarda dinin içi boşaltıldı, şeklen ve madden Müslüman, sayıca çoğalmış gibi görünse de, manevi olarak gerçek Müslüman azalmış, ahlak bozulmuş, cehalet artmış durumdadır. Orta çağ karanlığında Hristiyan papazların kiliselerin etrafındaki arsaları cennetten parsel diye satmaları gibi, bugün de şirke batan bazı gafiller, insanlara kendi istediklerini yaptıkları takdirde, hesap günü cenneti hak edeceklerini söyleyebilmektedirler.

Halbukî yüce Allah Yunus Suresi, 35. Ayette şöyle buyurmaktadır: De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan Hakka ulaştırabilecek var mı?" De ki: "Hakka ulaştıracak Allah'tır. Öyleyse, Hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Bu konulara bir asır önce değinen Cumhuriyet'imizin kurucusu, yedi düvele esaretten vatanımızı kurtaran, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü onun sözleriyle yad etmek istiyorum: "Efendiler, Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tür yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık.

Çok değil yüz yıla kadar, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki; bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek, sizlerin oyunuzu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir.

Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.17 Aralık 1927.

Yüz yılın dehası bir defa daha haklı çıktı ve biz muasır medeniyet seviyesine tam çıkıyorken gerisin geri gitmeye başladık. Onun sanayileşme hamlesiyle kurduğu fabrikalar rant uğruna tek tek özelleştirilip satıldı, kısa sürede dünyanın tahıl ambarı haline gelen Türkiye, bakliyat ihraç ederken tarım ürünleri ithal eder durumuna geldi. Mazot gübre maliyeti artan çiftçimiz tarlasında üretimi bıraktı böylece başka ülkelerin çiftçilerinin ürettiklerine muhtaç hale geldi. Hayvancılık deseniz keza öyle; saman, yem ithal edip hayvanları besleyebiliyoruz. Bir zamanlar hayvancılıkla geçinen köylümüz ineklerini besleyemez hale geldiler ve onları ucuza ellerinden çıkardılar.

Bugün Türkiye'mizin geldiği durum yüz yıl önceyle aynı gibi. Din adına hareket edip birbirini kandıran insanlar, bir diğerini alaşağı etmek isteyen yöneticiler, devlete sızmaya çalışan cemaatler, kandırıldık diyen siyasetçiler, Allah adına hüküm veren ve şirke batan insanlar ve onlara ses çıkartmayan diyanet işleri başkanlığı, ahirette hesap günü cenneti vaat edenler, nefsinin kölesi olan, hırs ve şehvet peşinde koşan; küçük kız çocuklarına ve kadınlara cinsel tacizde bulunan, yurtta kalan erkek çocuklarına tecavüz eden, cinsel istismarda bulunan ve en acısı bunu yapanları " bir defadan bir şey olmaz" deyip kollayan ve de dünya malı ve yüksek mevkiler için çırpınan, bununla beraber kendi bedbaht halini görmeden halkı irşat etmeye kalkan sahte şeyhler, dini siyasete alet eden siyasiler ve de kendini tilki gibi kurnaz sanan menfaatperest insanlar etrafımızı sarmışlar bizi bataklığın dibine doğru çekmekteler.

Allah sonumuzu hayretsin diyor sözü Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakıyorum:

Avda, tilkileri ayakları kaçırır, kurtarır. Onlar, aldanırlar da kendilerini kuyrukları kurtardı sanırlar. İnlerine giderler de ;" Canımızı bu kurtardı, " diye, kuyruklarını severler, kuyrukları ile oynarlar. Ey tilki, ayağını taştan ve kesikten koru, ey açgözlü, ayak olmayınca, kuyruğun ne faydası var?

Biz de tilkilere benzeriz, veliler ise, bizi yüzlerce kötülüklerden, intikamlardan kurtaran ayaklar durumundadırlar. Kurnazlıklarımız, hilelerimiz ise kuyruğumuza benzer, sola sağa döner, kuyruklarımızla oynar dururuz.

Zeyd ile Bekir şaşırsın kalsın diye deliller getirmeye uğraşırız, hilelere başvururuz böylece kuyruğumuzu sallarız. Halkın bize, bizim işlerimize şaşırıp kalmasını isteriz. Hatta tamah elimizi Allah'lık sevdasına bile atarız.

Böylece efsunlar okuyarak, yani bilgiçlik taslayarak gönüller elde edelim deriz de, kendimizin çukura düştüğümüzü hiç görmeyiz.

Ey kaltaban, sen nefsine uymuşsun, aşağılara düşmüşsün, günah kuyusundasın. Başkalarını irşat sevdasından vazgeç de kendi kusurlarını gör, kendini ıslah et, kendini düzelt. Günah kuyusundan kurtulup da güzel, hoş bir bahçeye varabilirsen, o vakit başkalarının eteğinden tut, onları da senin bulunduğun yere çek, kurtar.

Ey dört unsurun, beş hissin, altı yönün, yani tabiat âleminin esiri, sen bulunduğun yeri pek sevmişsin, başkalarını da, oraya çekip almak istiyorsun. Ey eşeğe kul olan eşekçi gibi eşeğin ardına dost olmuş kişi, güzel öpülecek bir yer bulmuşsun, bizi de oraya götür.

Mademki dostumun, yani Hakk'ın kulluğu sana nasip olmadı, şahlığa meyil etmen nereden çıktı? Halkın sana, ne de hoş, ne de üstün bir kişi demesini istiyorsun, sen bu isteğinle ruhunun boynuna bir kiriş takıyorsun.

Ey tilki gibi hileci kişi, bu hile kuyruğunu bırak da, gönlünü, gönül sahibi birisine vakfet. Aslana sığınırsan kebabın eksik olmaz. Ey tilki, leşe doğru az koş. Ben gönül sahibi bir arifim, başka birine ihtiyacım yok, Hakk'a ulaşmışım diye böbürleniyorsun. Senin bu halin bulanık suyun, "Ben suyum, niçin yardım arayacak mışım? " demesine benzer.

Nefsani isteklerle kirlenmiş gönlünü, sen temiz, günahsız bir gönül sandın da gönül ehlinden, velilerden kendini çektin, ayırdın. Dünyada yemek, içmek için yaşayan, süt ve bal sevdasına düşen, nefsani arzulara bulaşmış olan gönlünün, gerçekten gönül sayılmasını reva görür müsün?(Mesnevî cilt3.Beyit 2227-42 Şefik Can Dede)

Sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalınız.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Masa 3'e Bir Bekâ Vardı!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Şiddet Sarmalı Büyüyor mu?

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Gülümsemek Bedava...

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Hayatın Akışı...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Farkımız Olsun!

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

İyi Kalpli İnsan Olmak

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: