rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 2.437 (1.968)

Toplam Ziyaret: 15.562.522 (14.415.723)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
04 Şubat 2019
Sayı : 792,793,794
Bu kayıt toplam
1.358 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
Mahiye Morgül
Mahiye Morgül

HANGİ ÖZELLİĞİNE BAKARAK İNEKTİR DİYEBİLİRSİNİZ?

Birinci sınıf Okuma Yazma kitabında inekmiş gibi verilen bu resme dikkatle bakınız.

Hangi özelliğine bakarak inektir diyebilirsiniz?

1-Memelerine baktınız:

Memeleri varsa bu bir inektir dediniz, fakat saydınız, dört değil beş memesi var.

Öyleyse inek de değildir, ancak memeli bir hayvandır. Peki, beş memesi olan bir hayvan var mı, yok.

Beyniniz boşa düştü, bu görseli içine koyacağınız hafıza dosyanız yok, bu bir çöptür!

2- Kuyruğuna baktınız:

İneğin kuyruğu aşağıya sarkar, havaya kalkmaz. Kuyruğu inek kuyruğu değildir. İnekle ilgili hafıza dosyanızda bu bilgiyi oturtacağınız bir yer yok. Akla oturmuyor.

3- Kulaklarına baktınız:

Boynuzların altında değiller, yana açılmıyor, kedi kulağı gibi sivri. Kulakları inek kulağı değil. Kulaklarını da akıl dosyanızda bir yere oturtamadınız.

4-Boynuzlarına baktınız:

Boşuna aradınız, boynuzsuz inek olmaz. Boşa düştünüz.

5-Alnını aradınız:

Alnı yok. Perçemleri var. Bu bir inek değil!

6-Gözlerine baktınız:

Gözleri inek gözü değil. Bunun gözleri bitişik, pörtlek, daire şeklinde, şapşal imajı verilmiş. Su içmeye eğilen ineğin gözleri suya bakar. Suya bakmıyor.

7-Ağzında su içme hareketi aradınız:

Bu inek su da içmiyor. İnekler diliyle su içer ve ağzı bu kadar açıkken su içemez.

8-Burun deliklerini aradınız:

Burun delikleri iri olur, bu görselde burun deliği yok.

9-Ağzına baktınız:

Bu ağız domuz ağzına daha fazla benziyor.

10-Boynuna baktınız:

Baş-gövde bağlantısı inekten daha çok domuza benziyor; domuz başlı inek!

11- Suya baktınız:

Bu su, dere değil durgun göldür. Oysa burası bir tepelik yerdir, böyle eğimli yerde durgun göl bulunmaz.

12-Yerde gölge fark ettiniz:

Bu bir fotoğraf değil, çizimdir. Çizimde gölge olmaz, bu nasıl iştir?

13-Göz alıcı ışıkları fark ettiniz:

İlgiyi oraya çekmek üzere yıldızlı ışık efektleri gördünüz, bu ne iştir?

14-Ayak izlerine baktınız:

Yeşil alanda siyah ayak izi olmaz. Merak ettiniz, bu ayaklar gerçekten ineğe ait ayak izi midir? (İnek tırnağı uzunca iz vermez!)

15-Domuzbaşlı beş memeli ineğin çizerini merak ettiniz:

İki yıldan beri okutulan bu kitabın her iki baskısının iç kapağına baktığınızda ikisinde farklı yazılar göreceksiniz.

2017 basım, Görsel Tasarım: "Bu kitapta bulunan tüm görseller ve çizimler Milli Eğitim Bakanlığınca temin edilen tasarımcı firma tarafından hazırlanmıştır."

2018 basım, Görsel Tasarım: Hakan Ergün Yurttaş

2017 basım, Program Geliştirme Uzmanı: Hüseyin Çevik

2018 basım, Program Geliştirme Uzmanı: (yok)

16- Kitabın kimlik bilgilerini merak ettiniz:

Yukarıdaki hayvan görseli MEB yayını İlkokul Okuma Yazma kitabının 41.sayfasından alınmıştır. Bu kitabı TED dahil bütün özel okullar da kullanmaktadır. Toplam 2.335.849 adet basılmıştır.

2017 baskısı: 1.557.271 adet. (Basım Başak Matbaası )

2018 baskısı: 778.578 adet. (Basım Korza Yayıncılık)

Yazarları: Davut Civelek, Derya Yılmaz Gündüz, Fatma Karafilik

Bu kitabın okutulmasında sorumlu olanlar 2023'ü neden hedefliyor?

Kitap baştan sona tuhaflıklarla doludur. Burada sadece bir tek İ harfi için çocuğa nasıl zihinsel işkence yapıldığını göstermek istedim. Yoksa kitabın intihar oyunu sembolü olan mavi balinalı görsellerine kadar eleştirilecek çok yanlışları var.

Veli olarak çocuğunuzun bu kadar mantıksız bir görsel ile İ harfi arasında mantıklı bağ kurmasını bekliyorsunuz. Çok beklersiniz!

Eğitim Fakültelerinin bu duruma tepkisi yok mu diye aklınızdan geçirdiniz. Onu da çok beklersiniz. Birkaç istisna hariç, 2005'den beri fakülte kadrolarına havan dövücünün hınk deyicisi Gardnerciler yerleştirildi. Belki Fetöcü değildirler, ama ne fark eder, sonuçta aynı küresel çetenin değirmenine su taşımaktadırlar.

Son Antalya "etik" seminerinden Z.Selçuk'un ne söylediğini basından okudunuz, dilinin altında bir "lise" baklası var, tam açıklamıyor. Temel Liseler ve okul kursları kapanıyor, bu açık. Liselerle ilgili birkaç haftaya kadar "lansman" hazırlayacakmış. Açıkçası ben anlamadım, internette lansman ne demek diye aradım, pazarlamacılar için ön tanıtım demekmiş. Yani liseleri piyasaya açacağını kolaj yaparak söylüyor bakan bey. Hiç şaşırmadım, çünkü Türkçe ilkokul kitaplarında da böyle, Süper Kız gibi ne Türkçe ne İngilizce karşılığı olmayan tuhaf kelimeler var.

2006 yılında Ziya Bey ile birlikte çalışan bakan Hüseyin Çelik de böyle konuşurdu; "Desantralizasyona geçiyoruz, 29 kriter belirledik, ekiplerimiz hazır."

Özel okul müdürlerini topladığı Antalya "etik" seminerinde bir kişi de çıkıp sormadı, soramazdı. "Yoksa boş kalmış otellere müşteri olmak için mi bizi buraya çağırdınız?" diye soran da olmamıştır. Ben sorayım:

"2005'den beri bir türlü bitiremediğiniz desantralizasyonda şu 29 kriterinizin hangisine geldiniz ve son kriterin lansman'ı ne zaman Sayın Selçuk?"

Bir inek ile bir domuz arasında farkı bilmeyen yeni neslin lise eğitimi de ona göre olacaktır. Süper Kız'larla, postmodern ineklerle, postmodern camilerle büyüdü bu nesil. Domuzu da inekle karıştırıp yutturmaya sıra gelmiş olmalı, adına "Medeniyetler buluşması" diyorlardı galiba.

Haçlı seferlerinde bilim adamlarını ve kitaplarımızı Avrupa'ya kaçırıyorlardı, şimdi onu da çaktırmadan postmodern yollarla yapıyorlar.

Aya Sofya'dan götürülen Arşimed'in kitapları

1204 İstanbul soygununda Aya Sofya Bilimevinden katırlara yükleyerek binlerce kitabı kaçıran Katolik işgalcileri hatırladım. Altın suyuna batırılarak deri üzerine yazılmış nice kitap vardı orada.

Aslen Truvalı olan Sirakuzalı Arşimed'in el yazması kitapları da katır sırtında gitti Avrupa kiliselerinin mahzenlerine. Avrupa ortaçağ yaşıyordu, keman çalanlar şeytan diye aforoz ediliyordu. Kilise mahzenlerine atılmış kitapları merak edip ne var şunların içinde diye bakarken aydınlanmaya başladı Avrupa.

Şimdi, 1204'de Aya Sofya Bilimevine katırlar girdi diye anlatsam fıkra zannedilir. Diz boyu hayvan gübresiyle doldu iç alanı. Hazinelerini ve kitaplarını taşımak aylarca sürdü. Hipodromdaki dört altın at heykeli Venedik'e götürülünce, Fransa, yağmadan yeterince pay alamadığından dertlendi.

Şimdi yaşadığımız Üçüncü Bin Yılın Haçlı Seferinde ise, bütün eğitim kurumlarının içi farklı yollarla boşalıyor. Okul kütüphanelerinde kitap kalmadı, onu geçiyorum. Ders kitaplarının içine kötülük girdi, yılanlar, canavarlar, cellatlar, fareler, baykuşlar, cadılar vb girdi desem bu da fıkra gibi, ama gerçek. Tam 14 yıldan beri her yıl artarak içleri kemirildi, bilim adına ne varsa yok edildi ve MEB'in flaması da mavi oldu, yani küresel piyasanın bayrak rengi olan mavi her yerde egemen renk oldu. 2023 vizyon tanıtımı da onun lansman'ıydı.

Bu arada, Ziya Selçuk'un bir bakan olarak dilimize armağanı "lansman" olmuştur!

Piyasacı diliyle söylüyor işte: "Son altın vuruş için iyi bir tanıtım hazırlıyoruz" der gibi. "Aslında yeni bir şey yok, 5 yıl önce kararı alınmıştı" dedi sonra.

Ah, ahh...

Liseler iki yıla iniyor, ABD gibi, okuma yazma bilmeyen bile lise mezunu olacak, ilkokul 4 yıllık anaokulu olacak, bütün okullar çocukları oyalama yeri olacak, hep çocukluk çağında tutulacaklar... Adı lise olsa ne olur?

2005'den beri kitaplara doluşan piyasa cadıları bilimi kedilere yükledi götürdü.

Dördüncü Haçlı Seferinde İstanbul'dan kitaplar katır kervanlarıyla Avrupa'ya götürüldüğünde de "lansman" yapmışlar mıydı acaba?

Yeni haçlı seferlerinde önce "lansman" yapıyorlar. Örneğin, "Üçüncü bin yılın haçlı seferini başlattık" dediği zaman Bush çok iyi hazırlanmış bir ön tanıtım vardı. İkizkuleler 11 Eylül'de vurulurken bir görünmeyen uçağın içinden canlı yayın yapılmıştı, devlet kontrolü bendedir diyordu. İyi ön tanıtımdı. Sonra hiç muhalifsiz Afganistan, sonra Bağdat seferleri başladı ve seferler devam ediyor.

Ne yalan söyleyeyim, 15 Temmuz darbe gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir süre uçaktaydı, nefesimizi tutmuş canlı yayını izliyorduk ve o zaman benim aklıma 11 Eylül'de Bush'un uçağı gelmişti.

Şimdi bir daha darbe olmasın yeter ki, Hüseyin Çelik ile Ziya Selçuk 2006'daki 29 kriterinden geriye geçirilmemiş ne kaldıysa, "lansman" hazırlayacakmış ya Ziya Bey, hiç zahmet etmesinler, bence itirazsız hepsini geçirir.

Çocuklarına domuzbaşlı inek göstermeye itiraz etmeyen veli mi itiraz edecek iki yıllık liseye... Adını da fakülteye "hazırlık koleji" koydular mı tamamdır, onu da sindirir bu veli.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Niyaziyle Bayramınızı Kutlarım!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Sınav Sonuçlarını Eleştiren Öğretmene...

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Herkesin Bir Şarkısı Olmalı

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Sarıçam MHP'li Diye mi Bu Ceza?

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Arpalık Olmasın!

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Bir Uluğ Bey- Emin Işık Hoca

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: