rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 286 (284)

Toplam Ziyaret: 14.267.206 (13.231.535)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
09 Temmuz 2018
Sayı : 762,763,764,765
Bu kayıt toplam
259 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
Mahiye Morgül
Mahiye Morgül

OKUL KİTAPLARINDAKİ CİNSEL TAHRİKİ DE KONUŞALIM

Eğer üst üste çocuk cinayetleriyle sarsılıyorsak, milletçe böyle bir acıyı yaşıyorsak, yani fırtına biçiyorsak, geri dönüp biz bu topluma ne rüzgâr ektik diye sormalıyız.

Ekranlarda reklamlarda her yerde cinsel tahrik çok yüksek, bu biliniyor da, ders kitapları içerisindeki tahrikten kimse söz etmiyor. Ben de nasıl rüzgâr ektiğimizi bu pencereden anlatacağım.

Kız ve erkek çocuklar 6-8 yaş arasında kendi bedenlerini ve karşı cins bedenlerini fark etme yaşındadır. Evcilik oynarlar, anne-baba –çocuk rolleri paylaşırlar. Erkek çocuk babasının kravatını takar, kendine bıyık yapar, kız çocuk annesinin topuklu ayakkabısını giyer, biri diğerine "karıcığım" diğeri ona "kocacığım" diye hitap eder. Çocuklar sosyal varlıktır, hayattaki rollerine oyun içerisinde bu yaşta hazırlanırlar.

Eskiden bu yaşa da uygun ilk okuma kitapları vardı, içinde "Evimiz ailemiz" ünitesi olurdu, evde nine dede olurdu, kardeş olurdu, fare yakalayan bir kedi, bahçede bir köpek olurdu. Aile 2018 ders kitaplarında bitti, iki kardeş bile elinde iki ayrı kumandayla başka ekrana bakarken resmediliyor, kardeşlerin dahi birbiriyle iletişimi bitmiş. Bebek yerine robot bebek, köpek yerine robot köpek görüyor kitabında.

İşte toplumu birbirine yabancılaştıran çok önemli ve çok sakıncalı "yalnız insan" modeli kitaplara böyle girdi. Yalnızlık ise kişiyi suça götüren, yani topluma karşı, yani bir diğer insana ve çocuğa karşı acımasızlaştıran ilk içe kapanma halidir. Çaresi de aslında çok basittir, insana elinden tutup müzikle neşeyle halay çekmeye ayağa kalkacağı bir ortam yaratmak kadar basittir. Sanat onun için insanı yalnızlıktan kurtarmanın tek yoludur ve yine aynı sanat insanı insanlaştırmanın yoludur. Ya da tersinden söyleyelim, sanat insanı ilkellikten (vahşilikten, diğer insanlara zarar vermekten, saldırganlıktan) kurtarmanın yoludur. Bir başka ifadeyle sanat insanın insana dair olmayan duygularının törpülenmesini sağlar, bu nedenle her insanın sanatla bir biçimde buluşması toplumsal bir ihtiyaçtır.

Eğer biz eğitimciler bu dönemde çocuğun aklına güzel insan ilişkileri yerine porno cümleler sokarsak çocuk düşünmeyi bunlarla yapmaya aşlayacaktır. İleride biçeceği fırtınanın tohumu da bu porno cümleler olacaktır.

Hemen örnek vereyim. El yazısıyla ses temelli eğitime geçirildiğimizden beri çocuğun önüne koyduğumuz ilk eylem ELLE olmuştur. Ellemek fiilinin fallik dönem çocuğunda ilk anlamı pornodur. Oysa eskiden çocuğun ilk önce yazdığı kendi yaptığı iş olurdu; Yazı yaz, Resim yap, Okula koş, Süt iç, Bal ye.

ELLE tuzağı 2012'den itibaren şu kitaplarla kuruldu:

-Öğrenci Çalışma Kitabı-1, MEB yayını, 2012-2013 ders yılı

-Türkçe Okuma Yazma Öğreniyorum, MEB yayını, 2014-2015 ders yılı

-İlköğretim Okuma Yazma, Yıldırım Yay, 2012 basım, 2015-2016 ders yılı

-İlkokul 1.Sınıf İlk Okuma Yazma, MEB, 2017 basım, 2017-2018 ders yılı

Bu kitaplarla şunu gördük; küçük harf "e, l, a, t", E-L-A-T harfleri ile başlama kuralı getirildi. Eğitimbilimcilerle hiç tartışılmadan getirildiğini söylemeye gerek yok.

İster büyük harf ister küçük harfle yazın, E harfini bitişik eğik yazdığınızda, başlama noktası en zor olan harftir, tarif edilmez bir yerden başlar çocuk, tereddüt içerisinde kalır ve daha başlarken çok zorlanır, sonra da eğik harf E ile 3 rakamının yazımı karışır, çocuk öğrenemiyorum diye güvenini kaybeder, disleksi olur ve çocuğa işkenceye dönüşür okuma yazma. Tam bu sırada karşısına cümlede kullanabildiği eğlenceli tek kelime ELLE çıkar.

E – L – EL –ELLE

A – T- AT -ATA

ATA AT ELLE (At ellenmez, at binilir! Ata'ya emir verilmez!)

ELA LALE ELLE (Lale ellenmez)

EL ELE ELLE...

Çocuk öğrendiği şeyi göstermek ister ve doğal olarak ilk öğrendiği kelimeyle evde/sokakta cümle kurmaya başlar. Bunlar "şuramı elle, buramı elle" gibi pornoya kaçan cümlelerdir.

Veliler de ELLE ile keyifli komik bir oyun kurduğunun farkındadır, ancak, işin boyutlarını tahayyül edememekte, bu cümlelerle okuma yazma öğretimine itiraz etmeyi aklına getirmemektedir.

Eğitimbilimciler bilirler ki, bu yaşta beyne atılan tohumlar bluğ çağında yeşerir, ilkokuldayken anlamsız görünen o kelimeler o yaşta eyleme dönüşür. "Ellemek" tohumu da bulûğ çağına geldiğinde hormonlarıyla birlikte tetiklenir. Eğer diğer ders kitaplarında bu tohumu besleyecek ögeler de varsa, ki çokça var, doğaldır ki çocuk o sayfaları unutmayacak, ders çalışırken gözü de aklı onlara takılacaktır. Pornoyu besleyen diğer çevre faktörlerini de eklediğimizde, çocuklar çok daha büyük bir risk çemberiyle sarılmış halde demektir.

Adını verdiğimiz dört adet ilk okuma ders kitabı hakkında gerek veliler gerekse tarafımdan çocuğun akıl ve ruh sağlığına vereceği zararlara dikkat çekilerek savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, kaldırılmaları için idari mahkeme yoluna gidilmiştir.

Burada yazımı ders kitaplarında gördüğüm porno imajlarla sınırlı tutacağım. Ancak, dileyen bu bilgiler ışığında en yakın savcılığa bizzat giderek porno kültür ektiği iddiasıyla bu kitapların yazarları ve dağıtımdan sorumlu MEB yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunabilir. Hem ki, çocuklarımızı korumak için bunu yapmak bir vatandaşlık görevidir.

Şimdi örneklere bakalım.

Okuma Yazma Öğreniyorum-1 (2015-2016) ders kitabında...

Sh.42: Yönerge: Boş kalan harfi tamamlayınız.

At-(...)m

Sh.43: Yönerge: Verilen kelimelerle cümle kurunuz.

Tamer, er, Mete, Rana, Emine / oto, eti, meme, limon / al, alma, tat, ol, em/

Çocuk bu kelimelerle ne cümle kursa hepsi de porno imajlı olacaktır!

Sh.59: "Nalan, Ali'ye ayna tut."

........

İlkokul Türkçe kitaplarında...

Üç yıl kadar önce ilkokul okuma metinlerinden birinde enteresan şekilde Mustafa Kemal Atatürk üzerinden yapılmış porno imaj okumuştum. Metinde "Ülkü uyurken Atatürk onun odasına girdi Ülkü'yü okşadı" cümlesi vardı. (Kitabı

Yine bir Türkçe kitabında (4.Sınıf Türkçe) yer alan İskenderun yaylalarında geçen bir gezi yazısında tenha bir dağ yolunda çeşme başında küçük köylü kızı İstanbul'dan gelen bir gazeteciyle konuşurken porno resmedilmişti. (Bkz: Okulda Zihin Terörü, M.Morgül, s.447)

http://mahiye.com/index.php/kendi-kitapligim/

......

İlkokul İngilizce kitaplarında...

5.Sınıf İngilizce ders kitabında (Yıldırım Yay. 2013-2014 ders yılı) "Sinema" ünitesinde hem vahşi hem porno olan Vampir filminin başrol oyuncularının fotoğrafını vererek çocuğa "Sizce genç kız vampire neden aşık olmuştur" diye sorabilmekte, bu ödeve cevap vermek için çocuk da ailesiyle birlikte bu filmi izlemeye mecbur bırakılmaktadır.

Evet, aynen böyle oldu, 5.sınıfta okuyan bir çocuğun annesi bizzat bana "Çocuğum doğru cevap versin diye ailece izledik" dedi.

Eğitilmiş veliler bile bu kadar tuzağı fark edemiyorsa, demek ki yaşadığımız şu son çocuk istismarlarına çok hazırlıklı getirildik!

Bir yandan ülkemizde rejim değişikliği yaşıyoruz, bunu konuşamıyoruz, gündemimiz çocuk cinayetleriyle doldu; toplum olarak çok kötü yere geldik.

....

Hz.Muhammed'in Hayatı, 5.sınıf, MEB, 2013-2014 ders yılı

Sh.62: Sayfanın sol üst kenarına 3 yaşlarında şirin bakışlı bir kız çocuğunun yüzü yerleştirilmiş, aynı sayfada Düşünelim kutucuğu içerisinde Peygamberimizin mescide giderken torunlarından Ümame adlı minik kız çocuğunu omuzlarına alarak gittiği, " Küçük kız omzundayken insanlara namaz kıldırdı. Rükû ve secde sırasında onu yere bırakıyor, ayağa kalkınca tekrar omzuna alıyordu" yazmaktadır.

Bu bilginin kaynağı "Buhari, Salat 106, Edeb 18; Müslim, Mesacid 41" gösterilmektedir. Oysa bu vaka böyle değildir; bilinen anlatımı "Peygamberimiz torunu Hüseyin'i çok severdi, mescide giderken onu omzuna alırdı, namaz kılarken omzunda çıkmak istediğinde çocuğun uzaklaşmasını bekler ondan sonra ayağa kalkardı" şeklindedir.

Metnin "Düşünelim" kutusunda simge olarak kullanılan, çiğ et gibi görünen, beyin çizimi ayrıca mide bulandırıcıdır, bu da içerikteki tiksindiriciliği katlamaktadır.

Bu metinde sözü edilen minik kız çocuğu resimdeki çocukmuş gibi bir görsel yanıltma yapılmakla, bu yolla resimdeki çocuk Peygamberimizin omzundaymış gibi hayal ettirilmekte; böylece hem yanlışa alet olunmakta, hem de Peygamberimiz üzerinden porno tohumu ekilmektedir.

Sh.87: 11 yaş öğrenciye göre yazılan bu kitabın 87.sayfasında "Müslümanın her şeyi; kanı, malı, ırzı Müslümana haramdır" diyen bir hadis vardır. Bu hadis bu yaş çocuğa göre izah edilebilmekten uzaktır, üselik Buhari'yi kaynak gösteren tartışmalı bir hadistir.

Sh.94; Vefalı ve Fedakâr Olmak başlıklı metinde yer alan fotoğrafta hiçbir fedakârlık görüntüsü yokken, üç delikanlı, denize bakarken, arkadan kolları birbirine dolanmış halde görüntü vermektedir.

Birçok kültürde bu tür resimler eşcinsel imajı olarak kabul edilir ve bu resim bir eğitim kitabına asla girmemelidir.

Hz.Muhammed'in Hayatı, 6 sınıf, MEB, 2013-2014 ders yılı,

Sh.124; Verilen fotoğrafta çocuğun karşısında yabancı bir adam var, aileden olmadığı bellidir. Bir küçük çocukla tenha bir deniz kıyısında bankta oturmuş halde, adamın eli çocuğu güvenle tutma halinde değil, şüpheli şahıs imajındadır. Yanına gelen herkesi sabırla dinlemekten söz eden bir metinle bu resmin bağlantısı yoktur.

Yabancı birisiyle bu şekilde yalnız kalmak izah edilebilir değildir. Kaldı ki biz yetişkinler çocuklarımıza "tanımadığın kimseyle konuşma" diye öğütlüyoruz. Kitabın mesajı bunun tersidir.

Eğitim malzemesi olacak bir fotoğraf değildir.

.......

Hz.Muhammed'in Hayatı, 10 sınıf, MEB, 2013-2014 ders yılı

Kapakta çağrışımı kadın organı olan bir kolaj resim:

Lise 1.sınıf erkek öğrencisi blûğ çağına yeni girmiş olan gençtir. Bu kapak resmi ise gencin dikkatini dersten uzaklaştırmak için özel yapılmış gibidir.

Çocukları her baktığı yerde porno resim görmeye yönelten böyle bir eğitimden toplum olarak endişe etmek durumundayız. Amaç gençleri İslam dininden soğutmak mı, yoksa aklı belden aşağı bir nesil yetiştirmek mi, yoksa her ikisi de mi?

Gelinen sonuçlarına bakarsak bu kitapları yazanların her ikisini de başardıklarını düşünebiliriz.

Sh.14; kapak resminin tekrarı görülüyor. Bu sayfada 623 Medine Sözleşmesi, 624 Bedir Savaşı, 627 Hendek savaşı anlatılırken ortaya yere getirilen bu resmin metinle hiç alakası yoktur. Bu resim, dikkati bu metinden uzaklaştırıp başka bir noktaya çekmek için oraya konulmuştur.

Kapak resminin tekrar kullanılması ise belli bir imajın pekiştirilmesidir.

2014'de okutulan 9.Sınıf Hz.Muhammed'in Hayatı kitabında benzer şekilde dikkat dağıtıcı iki imaj daha yer almıştı.

....

Özel okul kitaplarında...

Özel okul kitaplarında bunlar yok zannedenler, lütfen iyi baksınlar kitaplara.

Şimdi özel bir okulun kendi yazdığı sekizinci sınıf ders kitabının Türkçe bölümünden bir resim anlatacağım. Ancak Türkçe kitabı tek başına Türkçe öğretmiyor, her ders onun içinde. Bu hangi kitap çocuk da karıştırıyor. Bu özel okul böyle basıyor, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük bir arada, her dersten bir fasikül. Çocuğun aklı burada karışıyor zaten. İlk fasikül Türkçe ve içinde porno resim bu kısımda, ancak fiilen bütün derslerde o resim çocuğun önünde oluyor. Tüm diğer derslerde de çocuk dikkatini ondan nasıl ayırabilir, mümkün değildir.

Cümlede Anlam başlıklı uyduruk bir ünitede, yine uyduruk Şaşma Anlamlı Cümle adı altında açıklayıcı örnek diye verilmiş olan yukarıdaki resimde, salon kapısını aniden açıp içeri giren bir anne, şaşkın halde "Sizin burada ne işiniz var?" diye sorarken kızlı erkekli gençler koltukların arkasından fırlıyor... Oysa çocuklar gördüklerini taklit etme yaşındadırlar, böyle resimler kitaba girmemelidir.

.....

Vahşet ile porno eğitim kitaplarına girerse...

2014 yılında İngilizce İlkokul 2.sınıf kitaplarıyla ilgili bir köşe yazımın başlığını "Kafa Kol Kestiren Eğitime Hayır!"koymuştum. Vücudun organlarını öğretmek bahanesiyle çocuklara insan resimlerini kestirip canavar (monster) yaptırıyorlar, bu sırada çocuğa insan kesme eğitimi veriyorlardı. Bu sene(2018) o çocuklar 6.sınıf oldular, dört yıl sonra lisede olacaklar. Dört yıl sonra şu an yaşadığımız manzara daha iyi olmayacak, bunu tahmin edebiliyorum.

2014'ün 2.sınıf İngilizce Öğretmen Klavuzu kitabından alıntıladığım aşağıdaki satırları okurken eminim siz de aynı endişeyi duyacaksınız.

Pekiştirici etkinlik: Funny Body Collage (s.54)

Yönerge: "İçinde kişilerin fotoğraflarının yer aldığı eski gazete ve dergileri sınıfa getiriniz veya bir gün önce öğrencilerinizden eski gazete ve dergi getirmelerini isteyiniz. Öğrencilerinizi üçer kişilik gruplara ayırınız ve her bir gruba birer A4 kağıt, makas, yapıştırıcı, eski gazete ve dergi dağıtınız. 'Cut out a body part from each Picture. Glue it on your paper. And make a funny body collage.' Yönergelerini vererek öğrencilerinizden her bir resimden farklı vücut bölümlerini kesmelerini ve kestikleri vücut bölümlerini A4 kağıda yapıştırarak 'collage' çalışması yapmalarını isteyiniz. Grup çalışması sırasında sınıfta dolaşarak öğrencilerinize 'What is this?' sorusunu yöneltiniz ve öğrencilerinizin 'This is a nose' cevabını vermelerini sağlayınız."

İnsanı canavarlaştırmaya bir örnek daha:

2.Sınıf İngilizce Ders ve Çalışma Kit. (s.52)

Yönerge: "Bir öğrenciyi tahtaya çağırınız. 'Draw a head' yönergesiyle bir baş çizmesini isteyiniz. Başka bir öğrenciyi çağırıp 'Draw three ears' deyiniz ve üç kulak çizmesini sağlayınız. Aynı yönergeyi farklı sayılarla 'eyes, nose, mouth, hands, fingers, knees, legs, toes' için veriniz ve böylece öğrencilerinize bir monster çizdiriniz."

Bu satırlar sevgili okurlarımıza inandırıcı gelmemiştir, eminim. Çocuklarımız böyle kitaplarla eğitiliyor, gerçeği görelim artık. Çocuklarımızın ölüsünü görmekten daha acı olamaz, öyleyse gerçeği görmekten korkmayalım.

2017-2018 ders yılında Ankara'da İngilizce pilot okullarında 15 saat okutulan İngilizce kitapları da aynı, içlerinde çok sayıda hayalet var, kurukafa, iskelet, canavar var. Canavardan geçilmiyor kitabın sayfaları. Mevcut İngilizce kitapları liseye kadar hep canavar (monster) resimleriyle dolu. Zaten muktedir olmayı (can fiilini) vermişler çizgi karakter fareye ve uçan adam çizgi karaktere, bu yüzden çocuklar kitapta gördüklerini gerçek hayata taşıyamıyorlar, doğru düzgün bir İngilizce öğretilmiyor o yüzden öğrenemiyorlar.

2018'de canavar yapımı öğreten İngilizcenin yanına koyduk Mavi Balina intihar oyunları öğreten Türkçeyi ve Matematiği... Zavallı çocuklarımız, Allah'a emanet.

Gerçekten, biz ne yapıyoruz bu çocuklara?

Eğitim vermiyoruz, itiraf edelim bir şey de öğretmiyoruz, miş gibi yapıyoruz, üstelik yavrularımızın akıl sağlığını ve ruh sağlığını da korumuyoruz.

Çocukları korumanın yolu...

Çocukları korumak öyle robot yapmak teknolojiyle çağ atlayacağını hayal ettirmek hiç değildir. Robotlar çocukları kötülüklerden koruyamaz. Kötülüklere karşı tarih boyunca tek koruma kalkanı kültür ve sanatla beslenmiş bir toplumdur, bunu unutmayalım. Onun için Mustafa Kemal bize "Cumhuriyetin temeli kültürdür" dedi. Yanına ekledi, "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" dedi. Onun için kültüre, sanata ve bilime düşman yöneticilerle çocuk istismarına önlem aramak ham hayaldir.

Eğitim kitabı diye çocukların önüne koyduğumuz şu kitaplara bir bakın, köpeğe atsan yemez.

Bu kadar acz içinde bıraktığımız çocuktan bekliyoruz ki kendini tacizden korusun, bu mümkün değildir. Biz yetişkinler çocuğu koruma sorumluluğumuzu bile çocuğun omuzlarına yükledik, farkında değiliz. Bağır çocuğum... Babanın telefonunu ezberle çocuğum... Yabancıyla konuşma çocuğum...

İnsanların beyinlerini kültürle sanatla bilimle, karınlarını sıcak çorbayla buluşturamıyorsak, çocukların beyinlerini "miş gibi" kitaplarla, midelerini "miş gibi" yiyeceklerle şişiriyorsak, hiç boşuna bu ülkeyi biz yönetiyoruz demeyelim.

Devletin bastığı kitaplarla, yani devlet eliyle çocuklarımızı kurda kuşa yem ediyoruz, günahımız çok büyüktür, Allah'tan af dilemeyle bu günahtan kurtulacağımızı zannetmeyelim, çocuklarını korumayan bir toplum vebalini çok ağır öder!

.......

Sözümü noktalamadan...

Anne babalara birkaç notum var. Amerikan eğitim modelini uygulamaya başladığımız 2005 yılından beri kullanılan okul internet sitelerinde aileleri bekleyen bir tehlike bulunmaktadır. Aile bilgileriniz okulun herkese açık internet sitesindedir. Parçalanmış aile çocuklarına internetten ulaşan kötü niyetli birilerine karşı aile bilgilerinizi okulun internet sitesinden sildirin. Sildirmek için her sene başında okul idaresine yeniden dilekçe vermelisiniz, ABD'de böyle olduğu için söylüyorum..

Okulun yaptığı aile anketlerine katılmayı reddedin, anketlerde çocuğunuza sorulan "Baban anneni döver mi, evde otorite kimdir, babanı hangi sıklıkla görüyorsun..." gibi akıl karıştırıcı sorulara çocuğunuzu muhatap etmeyin. Mavi Balina gibi intihar oyunlarına özellikle sahipsiz çocukların çekildiği doğrudur. Hatta toplumla bağları kopmuş suça bulaşmış ve yalnızlaştığı için etrafına acımasızlaşmış gençleri bu küresel silah şirketleri aile bilgilerinden takip ederek devşirmektedir, biliniyor.

Aile bağlarınızı kuvvetlendirmenin yolunu bulun; eşinizle ve çocuğunuzla birlikte ortak sanat hobileriniz olsun, en azından evinizde birlikte türkü ve şiir akşamları yaratabilirsiniz.

Ders kitaplarında bin bir türlü akıl dağıtıcı sessiz mayın bulunmaktadır. Kız çocukların öldürülmelerine kadar varan bu vahşet ortamının yaratılmasında ders kitaplarının içine sızan kötülük tohumlarının rolünü anlatmaya çalışıyorum. Bu kitapları hiç kullanmazsanız emin olun çocuklarınıza daha fazla iyilik edersiniz. Öneririm, ailece daha fazla doğayla baş başa kalma zamanı yaratın. 1970'lerin 5.sınıf Aile Bilgisi kitabını internet sitemden açıp ailece sesli okuma yapın.

2004 yılında SPAN Amerikan eğitim danışmanlarının ABD'den getirdiği Yeni Neslin Eğitim Materyallerine göre müfredatı değiştirmenin sonuçlarını görüyorsunuz. İçlerine ekilenler yeşeriyor.

İnsanlar da çocuklar da sosyal varlık olmaktan çıkıp yalnızlaşıyorlar, dikkat!

Yalnız kalan canlı saldırganlaşır. Nokta!



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Adaylık Çorbası!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Öğretmenlik mesleğinin ontoloji meselesi...

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Kibir Denizinde Boğulma!

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Burhanettin Kocamaz

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Enflasyonda Ne Yapılır?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Kanaat, Hayal, İman, Sabır

İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

Vasatlıkla, Mükemmellik Yakalayamazsınız!

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: