rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 1.288 (1.249)

Toplam Ziyaret: 13.955.306 (12.933.630)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
14 Mayıs 2018
Sayı : 754,755
Bu kayıt toplam
212 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

NEFSE ZULMETMEK

Nefse zulmetmek, yüce Allah'ın yasak ettiği yolda yürümek ve yasakladığı şeyleri yapmaktır. Hz. Adem'in, Allah'ın koyduğu yasağa uymayarak cennetten kovulması sonucunda "Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik, bizi affet" diyerek tövbe ettiğini hatırlayalım.

İyi bir kul olmak için yüce Allah'ın yap dediklerini yapmalı, yapma dediklerini yapmamalıyız. Nefse zulmetmeyi anlamak için nefsin, benliğin tavan olduğu, bizleri iyilikten alıkoyan, kötülüğe sevk eden nefs-i emarenin doymak bilmeyen isteklerinden, belirtilerinden bahsetmemiz gerekir.

Adeta içimizdeki şeytanın isteklerine boyun eğme, onun kulu kölesi olma arzusudur kötü nefis. Nefs-i emare sahibi olanlar, Allah'a ortak koşan kâfirler ve cahillerdir. Onlar büyük günah sahipleridir. Günahları işlerler ve ısrarla tereddüt etmeden işlemeye devam ederler. Tövbe etmek akıllarına gelmez. Göz kırpmadan kolaylıkla adam öldürürler, zina yaparlar, gıybet yaparlar, zulmederler, yalancı şahitlik yaparlar.

Nefsine uyan kişilerin her taraflarından kibir akar. Kendilerini bütün insanlardan üstün görürler. Doymayan nefisleriyle hırsları ön plandadır. Yemezler, yedirmezler, onlar tamahkârdır. Olur olmaz her şeye öfkelenirler, öfkelidirler, öfkelerine sahip olamazlar ya da olmazlar,"Ne yapayım beni böyle kabul edin" derler.

Haset içlerini o kadar kaplamıştır ki, kendilerinde olmayanlara sahip olanların hüsran olmalarını isterler. Bu kötü huyuna mahkûm bir şekilde, hiçbir dostu olmadan toplum dışı kalarak yaşamlarını idame ettirirler.

Bu kişiler kindardır, kendilerine yapılan bir kötülüğü hiç unutmadıkları gibi kinlerini içlerinde büyütürler ve yıllar geçse de "Sen bana şöyle demiştin, şöyle davranmıştın" diye intikam almaya kalkarlar. Halbuki Lokman hekim oğluna nasihat ederken" Ey Oğul, sana yapılan kötülüğü ve de senin başkasına yaptığın iyiliği hemen unut" diye tavsiyede bulunmuştur. Büyüklerin tavsiyelerini dinlesek zaten kolaylıkla güzelliklere erişeceğiz ama uyanlar hani nerede. Herkes ben bilirim havasında.

Bir de elin ırz ve namusuna göz diken şehvetperestler var ki her türlü ahlâksızlık bunlardadır. Bunlar şehvet düşkünü sapık düşünceli insan görünümlü şeytanlardır. Çocuk, büyük, kadın, erkek demeden her türlü cinsel tacizi yapan sapık fikirli yaratıklardır bunlar. Hâkim niye yaptın diye sorunca da "Şeytana uydum, nefsime yenik düştüm, bu benim imtihanım" gibi laflarla kendilerini kurtarmaya çalışırlar.

İşte nefsimizin bu kötülüklerinden kurtulmak için Hakk yolunda doğruluk ve dürüstlükle yürümek, şeytanın şerrinden korunmak için yüce Allah'tan yardım istemek, Peygamber efendimiz (sav)'in güzel ahlâkıyla ahlâklanmak gerekir.

Bizlere ışık tutan Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin bu konuyla ilgili söylediklerini sizlere sunmak istiyorum:

Aklını başına al da, benliğe kapılma; " Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik" de ve Hakk'ın takdirine boyun eğ, ona uy.

Ey yüzü nurlu kişi, büyük babandan, yani Hz.Adem'den ders al. O iblis gibi benliğe kaplamadı da "Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik" diye buyurdu.

Hz. Adem, şeytan gibi, Allah'a ; " Ben senin takdirin gereği emrine uymadım." Demedi. İşlediği suça bahane aramadı. Hile bayrağını yüceltmedi.

Fakat İblis Allah ile bahse girişti." Benzim kıpkırmızı idi. Onu sen sararttın. Yani ben, güzel, şerefli bir melek idim, beni sen çirkinleştirdin, beni sen kötüleştirdin" dedi. Rengim, senin verdiğin renktir. Beni boyayan sensin, suçumun temelini de sen attın, beni uğradığım afete sen uğrattın, benim yüzüme lânet damgasını vuran de sensin.

Ey Hakk yolunda yürüyen kişi, aklını başına al da "Rabbim, sen beni aldattın, sen beni azdırdın." Ayetini oku, pek öyle eğri, büğrü söyleme. Ne vakte kadar cebir ağacına çıkacaksın da, kendi ihtiyarını, cüz'i iradeni, yapma gücünü bir tarafa atacaksın, onu inkâr edeceksin?

O iblis ve onun soyu sopu gibi sen de, Allah ile bahse girişmede ve savaşmadasın. Eteklerini toplayıp isteye, dileye gönül hoşluğuyla isyana koşuyor, günahlar işliyorsun, sonra yaptığın kötülükleri ilahi takdire dayıyorsun. Bu işler zorla olur mu?

O kadar istekle, kim kötülüğe, yol azıtmaya gider? Kim günaha koşar? Yirmi kişi sana nasihat etse, öğüt verse, o işin kötülüğünü söylese, sen o yirmi kişi ile de savaşa girişirsin." Doğru yol ancak budur. Adam olmayanlardan başka kim beni kınayabilir?" dersin.

Cebr altında olan ve zorla iş yapan kişi, nasıl böyle söyler? Yolsuz bir insan nasıl böyle savaşır?

Nefis yollarında yürürken iraden elindedir. Dilediğini, hoşuna gideni yaparsın. Fakat aklının ve vicdanının istediği şeyde direnir; "İradem elimde değil, ihtiyarım yok ki yapayım " dersin.

İyi talihli ve insan olan kişi bilir ki; zeki olmak, akıllı geçinmek İblis'tendir. Aşk ve kulluk da Adem'dendir. Şeytan gibi zeki olanlar, denizde yüzenler gibidir. Koca bir denizde yüzen kimsenin kurtulması nadirdir. Nihayet batar, boğulur; yani aklına güvenip şeriat gemisine binmeyenler, sonunda helâk olurlar.

Sen yüzmeyi bırak, kendini beğenmekten vazgeç, kini terk et. Yüzdüğün su, dere, ırmak değildir; denizdir. Bu deniz, aslında kaza ve kaderdir. Hem de öyle bir deniz ki, sınırsız, pek derin, kıyısı, dibi, sığınacak yeri yok.Bu deniz öyle büyük bir deniz ki,yedi denizi bile bir saman çöpü gibi kapar, mahveder.

İlahi aşk, seçkin müminler için bir gemi gibidir. Bu gemiye binenler, afete, felakete pek uğramazlar; çoğu zaman da kurtuluşa ererler.

Ey Hakk yolcusu, sen aklı, zekayı sat da hayranlığı satın al. Çünkü zeki olmak, akıllı olmak; bir fikir yürütmekten, bir zanna kapılmaktan, ibarettir. Halbuki hayranlık, Hakk'ın güzelliğini, kudretini, sanatını görmek, şaşırıp kalmaktır.

Aklı, Hz. Mustafa huzurunda kurban et ve "Allah'ım bana yeter" de. Nuh'un iman etmeyen oğlu Kenan gibi, iman gemisine binmekten kaçınma. Onun akıllı ve zeki olan nefsi; "Dağa çıkar kurtulursun, su oralara kadar çıkamaz." Diye onu kandırmıştı da.

O da; " Sağlam, yüksek bir dağın üstüne çıkar kurtulurum, ne diye Nuh'un minnetini çekeyim" demişti.

Akıl ve zeka sana kibir ve gurur verir. Abdal ol da, gönlün düzelsin, huzura ersin. Abdallık dediğim, halka iki kat maskara olan kişinin ahmaklığı değildir. Bu abdallık, "Hu" ya karşı, yani O'na, Allah'a karşı hayran olmak, O'na karşı hayrete düşmek ve abdallaşmaktır.(Mesnevî cilt 4 beyit 1389-1422)

Ramazan ayı geldi hoş geldi. Önümüzdeki günlerde ramazanı şerif-i eda edeceğiz. Yine içimizde bir huşu, manevi huzur, Allah aşkı coşacak, günahlar işlemeye meyilli olan nefsimiz arınıp, temizlenecek. Bunun için oruç bir fırsattır, bizleri her yönüyle maddi manevi temizler. Nefsin kötülüklerinden ancak oruçla kurtulabiliriz. Bu ayda merhametimiz artar, diğer insanları, muhtaçları, kimsesizleri daha çok düşünür ve yardım ederiz. Allah'ın cömert eli olmaya çalışırız.

Bir ramazan ayına daha kavuştuğumuz için ne kadar şükretsek azdır. Rabbimiz bir defa daha bize düzelmemiz için fırsat tanımıştır, öyleyse değerlendirelim, tövbe edelim, arınalım, kötülüklerden uzak duralım ve bizi bayrama kavuşturması için dua edelim.

Ramazanınız ve bayramınız hayırlı uğurlu olsun, ilahi aşkınız daim olsun. Sevgiyle, hayırla ve dostça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Batan Geminin Milleti !

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi Kitabına Açtığım Davayı Kazandım

Mehmet Emin Aydınbaş

Mehmet Emin Aydınbaş

Sıcağı Sıcağına Seçim Analizi

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Mutluluk Arayan Gezgin Hikayesi...

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Güç Zehirlenmesi Yaşayacaksın...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Dedemin Hayali !

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Mayası Bozuk Kişi

İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

Bir Uzman Gözüyle: "İmar Barışı -2"

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: