rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 1.915 (1.478)

Toplam Ziyaret: 18.834.013 (17.101.812)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
17 Ağustos 2020
Sayı : 857
Bu kayıt toplam
1.411 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer

SÖZLEŞMEYİ UYGULA ŞİDDETİ DURDUR

Mersin Kent Konseyi 'Kadın ve Siyaset Komisyonu' sözcüsü, KA.DER Danışma Kurulu üyesi ve EŞİK (Eşitlik İçin Kadın Platformu) üyesi İlksen Sorguç Dinçer, belediye ve siyasi partilere seslenerek, "İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek, kadına karşı şiddeti önleme görevini terk etmektir" dedi.

Sözleşmeyi Uygula Şiddeti Durdur
1 / 1 )  Görselleri büyük görmek için tıklayınız.

İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmaması ve AKP MYK'sı tarafından vazgeçilmesi gündemine ilişkin bir açıklama yapan Dinçer, İstanbul Sözleşmesi'ni destekleyen belediye ve siyasi partilere de seslendi.

"1 Ağustos 2014'te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi'nin 6. yılında Türkiye Devleti Sözleşmeden çekilmeyi konuşuyor. 6 yılda kadına yönelik şiddette tırmandığı halde sözleşmenin etkin şekilde uygulanmasını değil kaldırılmasını gündeme getirmek devletin kadına yönelik şiddeti önleme görevini terk etmesi anlamına geliyor" diyen Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

İlk imzalayan ülke Türkiye idi

Türkiye, 9 yıl önce (2011), İstanbul'da törenle imzaya açılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni, diğer adıyla İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülke olmuştu. O gün hükümette olup imza atan aynı siyasi parti bugün kadınlara vermiş olduğu şiddeti önleme, şiddete maruz kalanları koruma, failleri gerektiği şekilde cezalandırma sözünü yerine getirmekten vazgeçeceğini ilan etti.

Kaygı verici

İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin son birkaç yıldan bugüne göz yumulan karalama kampanyalarının devlet tarafından da benimsendiği, Numan Kurtulmuş'un son açıklamasının hemen üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yapmış olduğu "Çalışıp, gözden geçirin. Halk istiyorsa kaldırın." açıklaması ile resmi nitelik kazanmıştır. AKP MYK toplantısında İstanbul Sözleşmesi'nin iptalinin görüşülmesi ve bazı tarihlerin telaffuz edilmesi bu resmiyetin son derece kaygı verici göstergeleridir.

En önemli uluslararası belge

İstanbul Sözleşmesi, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, bir insanın cinsiyeti üzerinden zulme maruz bırakılmasının önlenmesi, zulme maruz bırakılanların korunması ve bırakanların gerektiği şekilde cezalandırılması için devletlere yol haritası çizen, atılması gereken somut adımlar konusunda kılavuzluk eden uluslararası bir uzlaşma metnidir. Türkiye'nin de kurucularından olduğu Avrupa Konseyi'nin hazırladığı sözleşme, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanmıştır. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele konusunda en önemli uluslararası belgedir.

İnsan hakları tartışılamaz

İstanbul Sözleşmesi, başta cinsiyeti nedeniyle kadınlara uygulanan şiddet olmak üzere şiddete uğrayan her bireyi korumayı ve şiddeti önlemeyi esas alan uluslararası bir sözleşmedir. Dolayısıyla sözleşmeden çekilmek, sözleşmenin referans aldığı ve Türkiye'nin de taraf olduğu tüm temel insan hakları belgelerini de tartışmalı hale getirmek anlamına gelecektir.

Dahası, Anayasa'daki eşitlik ilkesinden, şiddeti önlemek ve maruz bırakılanları korumakla ilişkili diğer yasalardan vazgeçildiğinin, devlet olarak kadın erkek eşitliği ve kadına karşı şiddeti önleme politikasını terk ettiğinin tüm dünyaya ilan edilmesidir.

Asıl niyet gizleniyor

İstanbul Sözleşmesi ve Sözleşmeye paralel iç hukuk düzenlemesi olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu'na karşı belli çevreler uzun süredir çarpıtılmış iddialar ileri sürmektedir. Bu iddialar Sözleşme'nin ve 6284 sayılı yasanın "aile yapısını bozduğu, nafaka yükümlülüğü getirdiği, ailenin dağılmasını ve boşanmaları artırdığı, özelde Sözleşme'nin eşcinselliği teşvik ettiği" gibi 9 yıl önce bu yasal metinleri törenle yürürlüğe koyan karar vericileri etkilemek, kamuoyunu yanıltmak amacıyla ortaya atılan asılsız, mantık dışı söylemlerdir.

Ayrımcılık yasası Anayasa'da mevcut

Tartışmalara sebep olan 4. madde; ev içinde şiddete uğrayan herkesi; kadın, çocuk, yaşlı, erkek, engelli gibi pek çok grubu cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, medeni hal, göçmenlik statüsü gibi, herhangi bir nedenle ayrımcılık yapmaksızın korumayı temin eder. Aynı ayrımcılık yasağı Anayasa'da da mevcuttur. Sözleşme cinsel kimliklere ilişkin devletlere şiddetten ve ayrımcılıktan koruma yükümlülüğü getirmektedir.

Eşitliği yok etmeye yönelik bir hamle

Sözleşmenin ana teması, hayatın tüm alanlarında kadın erkek eşitliğini sağlamaktır. Sözleşme karşıtlarının öne çıkardığı gerekçeler başka olsa da, asıl sebep sözleşmenin şiddeti cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak tanımlaması ve kadınlarla erkeklerin eşit olduğu fikrini temel almasıdır. Aileyi parçalayan asıl olgunun şiddet olduğu bu denli açıkken, şiddeti önleme amaçlı bir toplumsal metni "aileyi ve toplumu parçalayacağı" iddiasıyla yok etmeye kalkışmak aslında eşitlik fikrini yok etmeye yönelik bir hamledir.

Vazgeçmeyeceğiz

Her gün en az 3 kadının öldürüldüğü bir ülkede kadınları şiddetten koruyan bir sözleşmeden geri çekilme yönünde karar verirlerse ortaya çıkacak sonuçlardan sorumlu olacaklardır.

Bir kez daha hatırlatmak isteriz; Kadınların Kazanılmış Haklarından Ve şiddetsiz bir hayat mücadelesinden asla VAZGEÇMEYECEKLER.

Belediye ve Siyasi partilere sesleniyoruz

#İstanbulSözleşmesiYaşatır

#YasalarUygulansın #KadınlarYaşasın

Diyen Belediyelerimize ve Siyasi Partilere Sesleniyoruz…..

EŞİK in hazırladığı görselleri veya kendinizin hazırlayacağı görselleri kullanarak bilbortlarda, raketlerde, toplu taşıma araçlarında,pazar yerlerinde, muhtarlık binalarında afişlerle İstanbul sözleşmesinin gerekliliği konusunda farkındalık yaratılması için desteklerinizi bekliyoruz.

Pandeminin bu kadar arttığı günlerde,Üzerinde İstanbul Sözleşmesi Yaşatır yazan maskeler hazırlatarak, özellikle pazar yerlerinde dağıtarak kullanmalarını sağlamak, halkın kampanyaya desteğinin de bir göstergesi olur."



Son Haberler:
_assets/fotograflar

Hukuksuzluk yasallaştırılıyor mu?

_assets/fotograflar

Valilikten Covid-19 mesai önlemi

_assets/fotograflar

Altun, "İletişim Başkanlığı, "Türkiye markasını güçlendirmek için çalışıyoruz"

_assets/fotograflar

Kadınlar üretime katılıyor

_assets/fotograflar

Çipli kartlarda yeni dönem

_assets/fotograflar

Sağlık Köyü için imzalar atıldı

_assets/fotograflar

Vali Su, Taşkın Koruma tesislerini inceledi

_assets/fotograflar

KOBİ danışmanlık için geri sayım başladı

_assets/fotograflar

Dayanışma ekonomisi hayat buldu

_assets/fotograflar

Koronavirüs denetimleri sürüyor

close Sözleşmeyi Uygula Şiddeti Durdur
Sözleşmeyi Uygula Şiddeti Durdur
Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: