rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 3.239 (3.097)

Toplam Ziyaret: 14.945.564 (13.862.205)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
21 Ocak 2019
Sayı : 790
Bu kayıt toplam
598 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer

CİĞER'DEN TARİHİ ÇAĞRI !

Akdeniz Ağaç ve Orman Ürünleri Üreticileri Derneği (AKOD) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Ciğer, uzun süredir yaptıkları girişimler neticesinde, Orman Genel Müdürlüğü'nün feryatlarına kulak verdiğini ve 2018 yılında 22 milyon m3 olan üretim planlamasını revize ederek 25 milyon m3'e çıkardıklarını söyledi.

Ciğer'den TARİHİ ÇAĞRI !
1 / 1 )  Görselleri büyük görmek için tıklayınız.

Yıllardır üzerine basa basa vurguladıkları endüstriyel orman üretiminin öneminin artık gün yüzüne çıktığını vurgulayan Ciğer, "Bizim orman müdürlüğümüz ihtiyacı karşılayabilecek orman envaine sahip. Yeter ki bunların üretimini yapsın. Biz ormanlarımızı değerlendirmesini bilmiyoruz.

İleriyi görmek zorundayız

Öncelikle şunu iyi anlamak zorundayız. Ormanda ağacın belli bir ekonomik ömrü vardır. Bu ömrü doldurduktan sonra o ağaç, artık ormana zarar vermeye başlar. Böceklenir, benzeri haşerelerle kendi kendini yok etmeye başlar. Orman sürekli tazelenmek zorundadır. Kesim, dikim işi sürekli bir hale getirilmeli, bir plan dahiline oturtulmalıdır. Endüstriyel orman üretimi yapılmak zorundadır. Artık ileriyi görmek zorundayız" diye konuştu.

Yeterli donanım yok

Orman Genel Müdürlüğü nezdinde artırılan üretim artışının, tamamen teknolojik bir sistem olduğunu kaydeden Ciğer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim sistemi manuel sistemle olmaz. Yani atla, katırla, inekle tomrukları sürükleyerek üretimi artıramazsınız. Teknolojiye uyum sağlamak zorundadır. Dünya bugün, teknolojik makinalarla üretimini artırıyor.

Türkiye ormanları, birçok orman ülkesi olarak anılan ülkelerden çok daha eski ve fazla sayıda ormana sahiptir. Ancak bizim iki tane handikapımız var. Birincisi orman içi yollarımızın yeterli olmaması; ikincisi ise mekanik olarak makinalaşma yönünde orman köylülerimizin yeterli donanıma sahip olmamasıdır.

Ciddi kâr elde ediyorlar

Oysa ki bu makinalar çok büyük ve pahalı aletler değiller. Orman Genel Müdürlüğümüz bunları alıp yapabilecek kapasite ve güce sahip. Şöyle bir baktığımızda, son 3 yıldır Orman Genel Müdürlüğü ciddi anlamda kâr elde etmiş durumda. Onların kâr sağladığı ortamda da tüccarların para kazanması pek mümkün görünmüyor. Ancak, artırım sağlanarak ihtiyaçlar karşılanırsa, fiyatlar da makul bir seviyeye gelecek; müdürlükte makul bir kâr elde ederse, tüccar da makum bir seviyede kâr elde ederek para kazanabilecektir.

Şunu kimse unutmamalı ki; Ağaç ve orman ürünleri sektörü, ciddi anlamda işsizliğin panzehiri olan bir kuruluştur. Buraların desteklenmesi ile birlikte hem ihracatımıza, üretimimize katkı sağlanır; hem de istihdam artar. Dolayısıyla burası çok dikkatli bir şekilde kanalize edilmelidir.

Devreye sokulmalı

Türkiye'nin yüzde 31'i ormanlarla kaplı. Bu ormanlara girebilecek bir yol olmadığından, doğru bir şekilde fayda sağlanmıyor. Bu yüzden de taşımacılık noktasında çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Oysa teknoloji o kadar ilerledi ki, bin sistemi yani teleferik ile çok rahat bir şekilde tomruklar taşınabilir. Bu, dünyanın bir çok noktasında uygulanan bir sistem. Ülkemizde de bir an evvel devreye sokulması gerek.

Biz bunları zaman zaman dile getirdik. Orman Genel Müdürlüğümüz de sonunda feryadımızı duydu ve bir-iki yerde deneme çalışmalarını yapmaya başladı. Olumlu sonuçlarını kendileri de görüyor. Bu memnuniyet verici bir gelişme.

Fırsatları kaçırıyoruz

Ancak hızlı ve çabuk olmamız lazım. Çünkü bölgemiz içerisindeki ülkeler, keresteleri Avrupa'dan, Amerika'dan, Rusya'dan getirtiyorlar. Biz kendi bölgemizdeki ülkelere bu ürünleri çok rahat bir şekilde satabilecek imkana sahibiz. Hem de iyi ve rekabetçi fiyatlara satabiliriz. Bu fırsatı neden kaçırıyoruz?

Hükümetin 2023 ihracat hedefi 500 milyar dolar. Bunun içinde orman ürünleri ihracat rakamı 16 milyar dolar. Bu rakama erişebilmemiz için de elimizi çabuk tutmalı, ürünlerimizi arttırmamız gerekiyor.

Nasıl yapılacak? Endüstriyel plantasyona ağırlık verilerek. Orman Genel Müdürlüğü, Karadeniz ve Ege bölgesinde endüstriyel orman çalışmalarına başladı. Plantasyon çalışmaları yapılıyor ve bunlardan da sonuçlar alınıyor.

Akdeniz bölgesinde de bu yapılabilir. Dünya genelinde, bölgemizin paraleline baktığımızda bu tür ağaçların yetiştiğini, iklimsel özelliklere uygun yetiştiricilik yapıldığını görüyoruz.

Biz neden yapmıyoruz?

Mesela çöl iklimine sahip Florida ve Teksas gibi ülkelerde, bu sistem 1940'larda uygulanmaya başlanmış. Bugün oralarda göletler, nehirler oluşmuş. Adeta bir vaha meydana gelmiş. Ağacın olduğu yerde yağmur vardır, verim vardır. Çöllerde dahi bu ormancılık sistemini başarabildilerse, biz neden yapamayalım? Ki, ülkemiz en verimli topraklara sahip.

Geçmiş yıllarda Niğde'nin tepeleri için 'buralarda ağaç yetişmez' diyorlardı. Yapılan çalışmalar ile bugün gidin bakın, ağaçlar insan boyunu geçmiş durumda.

Mesela Amik Ovası bugün kurumuş durumda. Bir an önce orada da plantasyon yapılarak, kuruyan gölü kurtarmamız lazım.

Tarsus Karabucak Ormanları bir diğer örnek. Yapılan plantasyon çalışmaları sonucunda dikilen okaliptüs ağaçları dikildi. Bu çalışma ile orası bataklıktan kurtuldu. Bölgede sivrisinek diye birşey kalmadı. Yemyeşil bir orman oluştu.

Prosedürleri geçelim

Çölleşen bölgelerimiz için bir an önce endüstriyel plantasyon çalışmalarına başlanması gerekiyor. Prosedürleri, bir takım mevzuatları artık geciktirmeden halletmek zorundayız. Natürel orman alanlarımız yine yetiştirilsin, korunsun ama, bizim anlatmaya çalıştığımız sistem 12-13 yıllık bir dönemde yetişen endüstriyel ormanlar.

Bu yetiştirilen ağaçlar, sektöre hizmet edecek. Bugün hammadde yetersizliğinden dolayı palet sektörü ve sunta, mdf, kontraplak gibi ürünlerin üretimini yapan levha sektörü sıkıntı içinde. Bir yandan ülkenin dövize ihtiyacı var derken; öte yandan çok büyük döviz girdisi sağlayacak sektörlerin önünü tıkamak çok yanlış. Bu sektörler ciddi anlamda talep gören ve üretim yapan sektörler. Bunların desteklenmesi gerek.

Geri kazanmalıyız

Ülkemiz, bulunduğu kuzey yarım küre içinde, bütün bölgeleri ile yağmur alan bir bölge. Çölleşen topraklarımızı, ormanlaştırılmadığı için geri kazanamıyoruz. Ormanlık alanlar bir ülkenin akciğeridir, oksijen deposudur. Geleceğimiz olan bu ormanlarımızı korumak ve geliştirmek zorundayız.

Bizi tanımıyorlar

Çevremizdeki ülkeler, Türkiye'nin ormanlık alana sahip olduğundan bile haberdar değiller. Bizde yeşil alan olmadığı şeklinde yanlış bir kanıya sahipler. Nasılsa böyle bir algı oluşmuş. Geçen yıl Dubai'de gittiğimiz bir fuarda, insanları keresteleri Türkiye'den getirdiğimize ikna etmek için uğraştık. 'Türkiye'de orman mı var?' diyorlar. Demek ki önce kendimizi tanıtmak zorundayız. Bunu tüm dünyaya bas bas bağırmak zorundayız. Biz varlık içinde yokluk çekiyoruz."

'Endüstriyel Plantasyon' nedir?

Türkiye'de yeterince tartışılmayan bir üretim modeli olan 'Endüstriyel Orman Plantasyonu', bir tür orman tarımı olarak biliniyor.

Hızlı gelişen orman ağacı türleri ile büyük arazilerde toplu üretim ve yüksek miktarda ham madde sağlamaya yönelik ticari bir uygulama olan endüstriyel plantasyon, Brezilya, Avustralya, ABD, Kanada ve bazı Afrika ülkelerinde uygulanıyor.

"Endüstriyel orman plantasyonları" yoluyla üretim; verimli ve karlı olması*, hammadde teminini garanti altına alması, piyasa koşulları ve talebe doğrudan karşılık veren planlamaya imkân vermesi, doğal ormanlardaki kullanımı azaltarak orman-toprak-su gibi yaşam kaynaklarının korunması ve erozyonla mücadeleyi sağlaması, karbon emisyonunun azaltılması nedenleriyle, büyük önem taşımakta.

Dünya ve ülkemiz ormanlarında 80-100 yıl idare süresiyle 1 hektar orman alanında, yıllık 1-2 m3 odun artımı sağlanırken, endüstriyel orman plantasyonu ile 10-30 yıl idare süresinde 1 hektar orman alanındaki yıllık odun artımı 15-50 m3 olmaktadır!

Ülke ekonomisine katkıda bulunması, yatırım ve istihdam olanağı yaratması, orman ürünlerine olan talebin karşılanması, doğal ormanlardaki baskının azaltılması, çölleşmeyle mücadele, toprağın ve suyun korunması çabalarına destek oluşturması yönleriyle geleceğimizle ilgili önemli yatırımlar olacaktır.



Son Haberler:
_assets/fotograflar

KOBİ'ler Hezarfen ile kalkınacak

_assets/fotograflar

Özdemir, "Bakliyat bereketlidir"

_assets/fotograflar

Gelir-gider tablosu askıya çıkacak

_assets/fotograflar

Fuarın favorisi Biberli Baklava

_assets/fotograflar

'Yenişehir'i birlikte yöneteceğiz'

_assets/fotograflar

Gültak, "Doğruyu, uzlaşarak bulalım"

_assets/fotograflar

TBİM Projesi yurt geneline yayılıyor

_assets/fotograflar

Fark yaratan projeler bu lisede...

_assets/fotograflar

SODES, kadınları iş yaşamına kazandırıyor

_assets/fotograflar

Seçer, meclis üyeleri ile buluştu

close Ciğer'den TARİHİ ÇAĞRI !
Ciğer'den TARİHİ ÇAĞRI !
Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: